(6762 S. K. m. 57, 58/a, 334, 335) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.05.2003 tarih ve 2000/1298-2003/581 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalı A. San. A.Ş. vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.12.2004 günde davacı avukatı F. ile davalı avukatı A. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış S. Holding AG.nin %100 paydaşı olduğu firma olarak asansör ve yürüyen merdiven sektöründe faaliyette bulunduğu, davalı T.'un 1992-1999 arası genel müdür, hissedar ve halen de yönetim kurulu üyesi, diğer davalı kişilerin ise hizmet sözleşmesi ile çalışanları iken şirketten ayrılıp davalı A. A.Ş.ni kurduklarını, bu şirketin davacı şirketle aynı konuda iştigal ettiğini, davalıların önceden bildikleri müvekkiline ait ticari sırlardan yararlanmak suretiyle haksız rekabette bulunduklarını, eski müşteriler ile irtibat kurarak sözleşme yaptıklarını, kendi faaliyetleri ile ilgili yanıltıcı beyanda bulunduklarını, müvekkillerinin iş mamulleri ile iltibas meydana getirdiklerini ve teklif ettiklerini, müvekkilinin teknik çalışanlarına menfaat temini vaadinde bulunduklarını ileri sürerek, haksız rekabetin tespit ve önlenmesini, fazlası saklı kalmak kaydıyla, şimdilik kaybedilmiş müşteri nedeniyle uğranılan zarar tutarı 64.000.000.000 TL. ile 40 milyar manevi tazminatın tahsilini ve hükmün ilanını istemiştir.
Davalılar vekili, davalı gerçek kişilerden N.'nın davacı ile hiçbir hizmet ilişkisi olmadığını, diğer davalı şahıslarda davalı şirket ortağı olması dışında haksız rekabet oluşturacak bilgi ve davranışlarının bulunmadığını, bu gerçek kişilere husumet düşmeyeceğini, davalı şirketin broşürlerinde de davacının faaliyetlerini kökleyici ifadeler olmadığını, rekabet ortamı içinde faaliyetin yürütüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı N. yönünden, BK.nun 348-550 ve 48. maddeleri gereğince davanın reddi gerektiği, davalılar T., E., M. ve A.'nın TTK.nun 334-335, BK.nun 48, 50 maddeleri kapsamında bulunmamaları ve eylemlerinin aynı yasa ile yasaklanmamış olmaları, haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin kanıtlanamaması, davalı A. A.Ş. hakkındaki TTK.nun 57/1-3-4-5-6-7-8. maddeleri kapsamında 23.06.2000 ve 4.9.2000 tarihli yazıları ile haksız rekabette bulunduğu iddia edilmiş ise de, yazı kapsamına göre bu iddianın kanıtlanamadığı, ancak davadan sonra 03.11.2000 tarihinde müşterilere gönderilen yazı ayrı bir dava konusu oluşturacak ise de, asansör bakım ve arıza sözleşmesi ile asansör emniyet talimatnamesinin, davacının sözleşme ve talimatname örneklerinin aynen kullanıldığı, reklam ve tanıtım ile müşterilere gönderildiği, davalı şirketin bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, bilirkişi raporunda saptanan maddi zararın hakkaniyet ve denklik ilkesi gereğince BK.nun 98. maddesi delaletiyle BK.nun 43-44 hükümleri gözetilerek 1/2 oranında indirilmek suretiyle 2.134.625.000 TL. olarak kabulü gerektiği, davalı şirketin haksız rekabet oluşturan eyleminin yanında davacının faaliyetlerinin yanlış ve yanıltıcı beyanlar ile kötülendiğinden BK.nun 49 ve TTK.nun 57-58/a gereğince 2.000.000.000 TL. olarak takdiri yoluna gidildiği gerekçesiyle davalı gerçek kişiler açısından davanın reddine, A. A.Ş. açısından ise kısmen kabulüne, hükmün 1 defa trajı en yüksek gazetede ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı A. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen davacı vekilinin tüm, davalı A. A.Ş. vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemenin haksız rekabetin varlığına gerekçe gösterildiği davalı şirkete ait asansör bakım ve arıza sözleşmeleri ile asansör emniyet talimatnamesinin davacının sözleşme ve talimatnamesi ile aynısı olduğuna ilişkin belirlenmesi davalı şirketin savunmalarını aşacak nitelikte değildir. Zira, bu konuda aynı işi yapan başka şirketlerin de sözleşmelerinin küçük farklılıklarla birlikte aynı olduğu, yapılan işin doğası gereği bu şekilde sözleşmelerin düzenlendiği, talimatnamenin ise 20.12.1993 tarih ve 22499 nolu Resmi Gazete'de yayınlanan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın Asansör Yönetmeliği esas alınarak düzenlendiği savunulmuş, bu savunma yeterince irdelenmemiştir. O halde mahkemece, davalı şirketin bu savunmalarının sektördeki diğer firmalarca kullanılan sözleşmeler ibraz ettirilip, ilgili bakanlıkça düzenlenen talimatname getirilip gerektiğinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle değerlendirilip sonucuna göre karar vermek bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı A. A.Ş. vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı A. A.Ş. yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy