(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 95) (818 S. K. m. 42) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.06.2004 tarih ve 2003/828-2004/377 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta vekili, davalılardan Adem Rufaioğlu'nun müvekkiline ZMSS poliçesi ile sigorta ettirdiği aracın, sürücü belgesiz diğer davalı Cebrail Rufaioğlu'nun kullanımındayken meydana gelen kaza sonucu müvekkilince hasar gören araç için 2.750.000.000-TL. sigorta tazminatı ödendiğini ileri sürerek, poliçe genel şartları uyarınca bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının ispat yükü kendisinde olmasına rağmen, hasarlı araca ilişkin fotoğrafları ve hasar hesaplamasına dayanak belgeleri ibraz edemediği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, trafik sigortası kapsamında üçüncü şahsa ödenen tazminatın poliçe genel şartları 4/c maddesi uyarınca sigorta ettirenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı sigortacı ile davalılardan sigortalı Adem Rufaioğlu arasındaki akdi ilişkinin koşullarını oluşturan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartları'nın (tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller başlıklı) 4/c maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevkedilmesi sonucunda vukua gelmiş ise sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır. Poliçede yer alan bu şart, esasen KTK.nun 95 nci maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür.Ancak,sigortacının mevcut düzenlemeler uyarınca böyle bir durumda akidi olmayan sürücüye yönelmesi mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davalı sürücü Cebrail Rufaioğlu hakkındaki davanın açıklanan gerekçelerle reddi gerekirken, esasa ilişkin yazılı gerekçelerle reddi yerinde değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalı Adem Rufaioğlu'na yönelik temyiz itirazlarına gelince; somut olayda, mahkemece, benimsenip hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, hasarlı araca ilişkin renkli fotoğrafların temin edilmesi halinde hasar hesabı yönünden gerçekçi bir raporun düzenlenebileceği, aksi halde düzenlenemeyeceği belirtilmiş olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davaya konu edilen kazanın oluştuğu dosya kapsamı ile sabit olup, ispat yükü kendisinde olan davacı tarafından kanıt olarak dayanılan kaza tespit tutanağı ile ekspertiz raporunda hasarla ilgili bilgiler yer aldığı gibi miktara ilişkin bilgiler dahi yer almakta olup, davalılarca her ne kadar davaya cevap verilmeyerek davanın inkarı cihetine gidilmiş ise de, ekspertiz raporunda yer alan hasar miktarına yönelik bir itiraz da ileri sürülmemiştir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, başka bir bilirkişi ya da kurulundan hasar miktarına ilişkin rapor alınmak, bu yolla dahi gerçek zararın miktarı kesin olarak saptanamaması halinde, BK.nun 42 nci madde son cümle hükmü uyarınca mahkemece, uygun bir tazminata hükmedilmek gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1) nolu açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalılardan Cebrail Rufaioğlu'na yönelik temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer davalı Adem Rufaioğlu'na yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy