(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.05.2003 tarih ve 2002/263-2003/482 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifin üyesi olan davalının, ödenmeyen aidat borcunun tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, itiraz tamamen haksız olmadığı için icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, davalının üyesi olduğu kooperatife ödemediği aidat borcunun tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının icra inkar tazminatı talebi, yukarıda belirtilen gerekçeyle reddedilmiştir. Ancak, İİK'nun 67/2. maddesindeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması, eğer istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için yeterlidir. Bu hükümde haksızlığın belirlenmesi ile kastedilen husus, davalının borçlu olduğunun belirlenmesi olup, itirazın kötüniyetle yapılıp yapılmadığının bir önem yoktur. Ayrıca hesaplanan borcun tam olarak takipte istenilen miktarda olması da şart değildir.
Somut olayda, davalının davacı kooperatife borcunun bulunduğu sabittir. Takibe konu alacak, aidat borcu olup, borç ve gecikme faizleri kooperatifin ana sözleşme ve genel kurul kararları ile belirlenmiştir. Buna göre, davalının aidat borcu ve gecikme faizinin miktarını bildiğinin kabulü gerekli olup, bu durumda alacak likittir. Davalı borca kısmen itiraz edebilecekken tamamına itiraz etmiştir. Buna göre, yazılı şekilde gerekçesi ve dayanakları açıklanmadan icra inkar tazminatı talebinin reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy