(1163 S. K. m. 16) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Diyarbakır Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.12.2003 tarih ve 2001/173-2003/622 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı bulunan müvekkilinin ortaklıktan istifa ettiğini, birikmiş aidatlarının istirdadı amacıyla girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %90 kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş; karşı davasında ise, davalının müvekkiline toplam (2.346.400.000) TL. aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, karşı davanın takipsiz bırakıldığı, davacı-karşı davalının davalı-karşı davacı kooperatiften (1.832.606.815) TL. alacağı (1.893.045.000) TL. borcu bulunduğunu, bu durumda kooperatifin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dava, kooperatiften çıkan ortağın kooperatif varlığı üzerindeki haklarının iadesi, karşı dava ise akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağa karşı açılan tazminat istemine ilişkindir.
Her ne kadar 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca ihraç edilen ortakların yükümlülükleri çıkarma kararının kesinleşmesine kadar devam edeceğinden bu tarihe kadar tüm ortakların parasal yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekir ise de, bu hüküm sonradan ihraç kararını iptal ettirerek yeniden ortaklığa dönen, diğer bir deyişle ortaklık ilişkisi ile hak ve yükümlülükleri devan eden ortaklar için geçerli olup ortaklıktan ayrılan ve hak ve yükümlülükleri sona eren ortaklar için uygulanamaz. Zira ortaklık ilişkisi sona eren ortakların akçalı yükümlülükleri de sona erdiği gibi, bu ortaklara haklarını iade etmek durumunda olan kooperatifin önce bu ortaklardan akçalı yükümlülüklerini yerine getirmelerini istemesinde hukuki yarar yoktur. Bu durum karşısında mahkemece, karşı davanın reddine karar vermek gerekirken, davacı-karşı davalı ortağın alacağından çok borcu bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy