(2918 S. K. m. 20) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B. 3.)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.07.2004 tarih ve 2002/1394-2004/697 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 7.11.2001 tarihinde çalındığını, sigorta bedelinin talep edilmesine rağmen davalı tarafından menfaat değişikliği gerekçe gösterilerek ödenmediğini ileri sürerek toplam 5.811.000.000.- TL.nın riziko tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araçta meydana gelen mülkiyet değişikliği nedeniyle genel şartların C.5. maddesine göre sigorta sözleşmesinin kendiliğinden feshedilmiş olduğunu, sigorta primlerinin ödenmediği ve riziko tarihinde geçerli bir poliçe olmadığından tazminat talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, sigorta edilen aracın halen davacı adına tescilli olduğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 20/d maddesine göre resmi şekilde yapılmış geçerli bir satış olmadığından mülkiyet değişikliğinden söz edilemeyeceği ve sigorta ilişkisinin devam ettiği, taraflar arasında primlerin ödenip ödenmediği hususunda ihtilaf olduğundan davalı sigorta şirketi kayıtlarında yaptırılan inceleme sonucu primlerin ödenmiş olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla talebin teminat dışı olmadığı, poliçede belirlenen araç bedelinin davalının temerrüde düştüğü 2.7.2001 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve 5.9.2001 başlangıç tarihli poliçenin, yeni bir poliçe olmayıp 2.3.2001 başlangıç tarihli poliçeyi yeniden yürürlüğe alan ek poliçe niteliğinde olması ve esas poliçenin prim peşinatının ödenmiş bulunmasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu hırsızlık olayı 7.11.2001 tarihinde meydana geldiği ve 21.6.2002 tarihli ihtarnameye göre davalının 2.7.2002 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşıldığı halde riziko tarihinden önceki bir tarih olan 2.7.2001 'den itibaren faiz yürütülmesi doğru görülmemiştir.
3- Sigortalı aracın çalınması halinde, sigortacının sigorta poliçesinde belirlenen azami sorumluluk sınırını geçmemek üzere aracın çalınma (riziko) günündeki gerçek değerinin tazmin edilmesi gerekir. Bu husus Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.4 maddesinde açıkça belirlenmiştir. Mahkemece sigortalı aracın riziko tarihindeki gerçek değeri belirlenmeden, anılan hükme göre düzenlenmeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek poliçe limitinin tamamına hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy