(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.12.2003 tarih ve 2002/1616-2003/1576 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ihbar olunan Anadolu Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigortacının, TTK. nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece, davanın davalılardan Başak Sigorta A.Ş. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair tesis edilen hüküm, ihbar olunan Anadolu Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, TTK. nun 1301 nci madde hükmüne dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Dava, zarara neden olan araç maliki şirket, sürücü ve trafik sigortacısı hakkında açılmış olup, yargılama sırasında davalılardan Başak Sigorta A.Ş.nin hasara neden olan aracın trafik sigortacısı olmadığının anlaşılması üzerine, davacı vekilince, dava harçsız olarak Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine ihbar edilmiştir. Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekili, ihbar olunan sıfatı ile ihbar dilekçesine ilişkin beyanlarını sunmuştur. Ne var ki, mahkemece, ihbar olunan sigorta şirketi aleyhine de hüküm kurulmuştur. Oysa, Türk hukuk sisteminde hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraf, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. İhbar olunan kimse HUMK.'nun 49. maddesi vd. uyarınca davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi, bu kişi aleyhine hüküm de kurulamaz. Buna göre, aleyhinde davacı tarafından usulen açılmış ve harcı verilmiş bir dava olmadığı halde davacı vekilinin ihbarına dayalı olarak Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi aleyhine hüküm kurulması doğru görülmediğinden, ihbar olunan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihbar olunan yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, ihbar olunan vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihbar olunan yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy