(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.10.2004 tarih ve 1998/2319-2004/710 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 24.01.2006 gününde davacı avukatı Esra Kalcı ile davalı avukatı Murat Kazım Özlüer gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Nil-Er Turizm Taşımacılık A.Ş. tarafından keşide edilen toplam 125.000.000.000 TL. bedelli 4 adet çekte bedeli hesapta bloke kaydının bulunduğunu, davalı muhatap bankanın bu kaydı koymakla çeki teyit etmiş olduğunu, ancak çeklerin ibrazında hesapta karşılıklarının bulunmadığının anlaşıldığını ve tahsil edilemediğini, müvekkili hamilin uğradığı zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, 125.000.000.000 TL'nin 01.09.1997 ibraz tarihinden itibaren reeskont oranında temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 01.09.1997 keşide tarihli çeklerin Denizli Şubesine ibraz edilip karşılığı olmadığının öğrenildiğini ve işlem yapılmadan iade edildiğini, çek hesabının bulunduğu Çamdibi/İzmir Şubesine ibraz edilerek o zamanki şube müdürü ve şef yardımcısının imzası ile hesapta para olmadığı halde, bedelin hesapta bloke olduğuna dair kayıt düşülerek 01.09.1997 tarihinin yazıldığını, davacı, keşideci ve banka elemanlarının işbirliği içinde oldukları, çek hesabında para yok iken bloke kaydının konulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 25.06.1998 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı banka elemanları ve dava dışı keşideci şirket yetkilisi Vehbi Garip ile birlikte ortak hareket ederek bankayı zarara uğratmak istediği yolunda hiçbir delil ve belge elde edilemediği, dava dışı keşideci Nil-Er A.Ş'nin defter kayıt ve belgelerine göre davacı alacağının gerçek bir alacak olduğu, Yargıtay uygulamalarına göre davalı bankanın dava konusu çekleri teyit ettiği ve bloke etmiş olduğunu bildirmiş olması karşısında davanın kabulü gerektiği sonucuna varılarak, 125.000.000.000 TL.'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 1998/3542-4875 sayılı bozma kararında da belirtildiği üzere, davacının hamili bulunduğu 4 adet çek, dava dışı NİL-ER Turizm Taşımacılık A.Ş. tarafından 01.09.1997 keşide tarihli olarak düzenlenmiş ve davacıya verilmiştir. Çeklerin arkasına, çekle işleyen hesabın bulunduğu Emlak Bankası Çamdibi şubesince işbu çek bedeli nezdimizdeki hesapta mevcut olup; bloke edilmiştir. kaydı 01.09.1997 tarihinde yazılmış ve yetkililerce imzalanmıştır. Yine çeklerin arkasında aynı tarihli karşılıksız olduğu yazılıdır. Davacının dava dışı Nil-Er Turizm Taşımacılık Ltd. Şti aleyhine ilamsız icra yoluyla giriştiği icra takibinde takip kesinleşmiş ve borçlunun malları haczedilmiş, alacaklı vekili 28.08.1997 tarihli tutanağa geçen beyanında, hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili de 07.10.1997 tarihli dilekçesinde, daha önce keşideci aleyhine girişilen icra takibinde, bu çeklerin verilmesi üzerine borçluya ait mallar üzerindeki hacizlerin kaldırıldığını beyan etmiştir. Davacı vekili 22.02.1999 tarihli dilekçesinde de, dava konusu çeklerin, hacizlerin kaldırıldığı tarih olan 26.08.1998 tarihinde verildiğini, bunun ihtilafsız olduğunu açıkça ifade etmiştir.
Davacı İsmet Bulut'un 16.09.1999 tarihinde Çivril Asliye Ceza Mahkemesinde sanık sıfatı ile verdiği ifadesinde Biz Vehbi Garip ile ticaret yaparız, otobüs alıp veririz. Kendisinden alacağımız vardı. İşlerin kötü gitmesi nedeniyle ödeyemedi. En son Vehbi Garip ile 125.000.000.000 TL üzerinden anlaştık... Vehbi Garip bürosunda konuşurken, büroda Emlak Bankası Çamdibi şubesi Müdürü, Müdür Yardımcısı ile Bölge Müdür Yardımcısı da vardı. Emlak Bankası müdürü Vehbi Garip'e kredi vereceğini, bu kredi hesaba geçip, o hesaptan bana çek verecekti, bu şekilde konuşuldu. Daha sonra bana dört tane çek verildi, daha sonra bankaya gittiğimde bu çeklerin karşılıksız olduğunu gördüm... Bana o toplantıda söylenen, bankanın Vehbi'ye kredi vereceği, bu kredinin hesaba yatırılarak, karşılığında bana çeklerin verileceğidir. şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı İsmet Bulut'un, dava dışı Vehbi Garip ve Nil-Er Turizm Taşımacılık AŞ ile ticari ilişki içerisinde olduğunu iddia etmesi nedeniyle, Dairemizin 1998/3542-4875 sayılı bozma kararında, adı geçen şahıslar arasında bir ticari ilişki olup olmadığı, başka bir ifade ile, iddia edilen alacağın gerçek bir alacak olup olmadığının da araştırılması istenilmiş, 04.02.1999 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu çekler ile ilgili olarak dava dışı Nil-Er Turizm Taşımacılık A.Ş.ne ait defter ve kayıtlarında bir kayda rastlanılmadığı belirtilmiş, davacı taraf da aksine bir kanıt ibraz etmemiştir.
Yukarıdaki açıklamalar karşısında mahkemece; 26.08.1998 tarihinde davacı tarafından teslim alınan dava konusu ileri tarihli çeklerin karşılığının olmadığını bilebilecek durumda olan davacının, 01.09.1997 tarihinde davalı banka tarafından kredi hesabı açılıp açılmadığını araştırmadan, başka bir ifadeyle, teslim aldığı tarihte karşılığı olmadığını bildiği çekleri davacının aynı gün (01.09.1997 tarihinde) tahsil için bankaya ibraz düşüncesinde olduğu çek için neden bloke kaydını koydurmaya ihtiyaç duyduğu, bloke koydurduğu tarih ile tahsil için bankaya ibraz tarihlerinin aynı olduğu üzerinde durulmadan, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiye dair bir kayda rastlanılmadığı yönündeki bilirkişi tespiti de değerlendirilmeden, kararda yazılı aksine düşünce ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalı taraf Hazine olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 24.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy