(2918 S. K. m. 99)
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Hukuk Mahkemesince verilen 22.10.2003 tarih ve 2000/1115-2003/1564 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.05.2005 günde davalılardan Baran avukatı A. gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin ortak çocuğunun davalılardan Baran'ın kullandığı aracın çarpması sonucu öldüğünü belirterek, ıslahla artırılan 31.106.083.000 TL. maddi ve 50.000.000.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle anılan davalıdan ve (poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olması kaydı ve sadece maddi tazminatla ilgili olarak aracın trafik sigortacısı) diğer davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Baran vekili, ilgili ceza davasında kusur dağılımının kesinleşmediğini ve istenen tazminatın fahiş olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta ettirenin kusurlu bulunması kaydı ile maddi tazminatla ilgili olarak 7.000.000.000 liralık limitle sınırlı olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlar, ilgili ceza dava dosyası kapsamına ve aktüerya bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalılardan Baran'ın 8/8 kusurlu olduğu, davacı Arzunun destekten yoksunluk zararının 35.560.540.000 TL. olduğu, dava sırasında ölen diğer davacının tazminat hakkının doğmadığı gerekçesiyle anılan miktar maddi ve takdir edilen 20.000.000.000 TL. manevi tazminatın 30.04.2000 kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan (davalı sigortacının poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olması kaydıyla) tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekilince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 12.11.2001 tarihli hesap bilirkişisi raporunda davacılardan Arzu'nun destekten yoksunluk tazminat 23.107.499.000 TL, Salim'in ise 7.998.584.000 TL olarak hesaplanması üzerine her iki davacı için yapılan 10.000.000.000 maddi tazminat istemiyle dava açan davacı vekilince verilen 13.12.2001 tarihli dilekçesiyle müddeabih 31.106.083.000 TL olarak ıslah edilmiş ve artırılan 21.106.000.000 TL'ye tekabül eden ek harç yatırılmıştır. Davacılardan (ölenin babası) S.'nin dava sürerken 29.01.2002 tarihinde ölümü üzerine diğer davacı A.'nın ve dava dışı oğulları K. vekilince verilen 26.03.2002 tarihli dilekçesiyle tazminatın yeniden hesap için bilirkişiden ek rapor alınması talep edilmiş, aynı bilirkişiden alınan 26.04.2002 tarihli son raporda davacı A.nın ölen davacının paylarına oranı da eklenerek 2/8 pay üzerinden destekten yoksunluk zararı 35.560.541.000 TL olarak hesaplanmıştır. Durum böyle olduğu halde, ıslahla sağ kalan davacı A için istenilen destekten yoksunluk tazminatı niceliği gözetilmeden, 35.560.541.000 TL'ye hükmedilmesi HUMK'nun 74. maddesine aykırı görülmüş, kararın bu yön bakımından davalılardan Baran yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı sigortacının temyizine gelince, bu davalının sorumluluğunun hüküm altına alınan kalemlerden sadece destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili olarak poliçe limiti 7.000.000.000 TL ile sınırlı olduğu yolunda isabetli biçimde hüküm kurulduğu halde, bakiye ilam harcı, davacı yararına tayin edilen avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinden poliçe limitinin toplam alacağa olan oranı ile sınırlı olarak sorumlu olduğu gözetilmeden diğer davalı ile aynı ölçüde sorumlu kılınması doğru olmadığı gibi, 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesi anlamında temerrüt oluşmadığı halde bu davalı yönünden dava tarihi yerine kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmesi de doğru görülmemiş kararın bu bakımdan davalı sigortacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıdaki 1 nolu bentteki nedenle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının. REDDİNE, kararın 2 nolu bentteki nedenlerle davalılardan Baran, 3 nolu bentteki nedenlerle G. Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400,00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılardan Baran'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 12.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy