(Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6-4) (556 S. KHK. m. 1, 9, 14, 8, 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.02.2004 tarih ve 2001/1127-2004/73 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekillerince ayrı ayrı istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.02.2006 gününde davalılardan Ev Shop Ltd. Şti. avukatı D.U. ile davacı avukatı P.Y. ile avukat C.Ç. gelip, davalılardan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.S. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin EVKUR ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ ve ev+şekil+evkur alışveriş merkezi markalarının tescilli sahibi bulunduğunu, davalının ise Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'na başvurarak ES+Şekil+Ev Shop Alışveriş Merkezleri markasının tescilini sağladığını, bu şirketin müvekkili şirket ile aynı işi yaptığını, aynı konuda iki marka verilemeyeceğini ileri sürerek, davalı markasının iptali ile sicilden silinmesine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili, davalının tescil başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın, davacıya ait tecilli marka ve marka tescil başvurusunun 8, 9, 18, 25 ve 27'nci sınıflarda yer alan eşyalar olması, başvurunun 35'inci sınıfta yer alan hizmetleri kapsaması ve benzer olmamaları gerekçesiyle reddedildiğini, markanın hükümsüzlüğü davasının sicilde marka sahibi olarak gösterilen kişiye karşı açılabileceğinden, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı Ev Shop Alışveriş Merkezleri Tic. Ltd. Şti. vekili, davacının markasının EVKUR ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ, müvekkilinin markasının ise EV SHOP ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ olduğunu, Alışveriş Merkezleri ibaresinin bağımsız olarak tescile tabi olamayacak kelimelerden olup geriye sadece Evkur ve Ev Shop kelimelerinin benzerliğinin kaldığını, bu iki ismin benzerliğinin ise tartışmasının dahi yapılamayacağını, markalar arasında şekil olarak da hiçbir benzerlik bulunmadığını, başına veya sonuna ev kelimesi alan başkaca kelimelerden oluşan pek çok marka bulunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davacının ticaret ve davalının hizmet markalarını, alışveriş merkezlerinde birbirinin aynı veya benzer ürünlerin pazarlanmasında kullandıkları, her iki tarafın ticari faaliyetlerinin aynı olup, kendi üretmedikleri malları tescil ettirdikleri markalar altında pazarladıkları, marka iltibasının iki ticari marka arasında olabileceği gibi koşulları varsa ticaret ve hizmet markaları arasında da olabileceği, taraf markalarında yer alan Alışveriş Merkezleri ifadesinin kullanım cinsi belirttiğinden tesvir edici ve ayırt edici nitelik taşımadığından dikkate alınamayacağı, ayırt edici elemanın Evkur ibaresi olup, ayrılmaz bir bütün oluşturmadığından hem ev hem de kur ibarelerinin ayrı ayrı ayırt edicilik vasfına sahip bulunduğu, ancak baskın ve güçlü olan sözcüğün Ev olduğu, davalı markasında yer alan Shop ibaresinin İngilizce'de dükkan anlamına geldiğinden Ev olduğu, davalının davacının markasındaki ayırt edici elemanı aldığı, davalı markasının figüratif olan şekil kısmının ise EV sözcüğüne fikri olarak vurgu yaparak dikkatlerin ev imajında yoğunlaşmasını sağladığından tek başına ayırt ediciliğinin bulunmadığı, kaldı ki şekildeki dikdörtgenin davacı markasının şekil kısmını çağrıştırdığı şekil ve sözcüklerden oluşan markalarda genellikle markanın sözcüklerden oluşan kısmının daha ayırt edici kabul edildiğini, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğu, davacının markasının 1994 tarihinde tescil edilmekle piyasada belli bir tanınmışlık düzeyine ulaştığı, ticari faaliyetlerinde aynı olduğu, tüm faktörler göz önüne alındığında orta dikkatli tüketici için markaların genel izlenime göre karıştırılma riskinin de yüksek bulunduğu, davalının davacının piyasadaki tanınmışlığından faydalanmayı hedeflediği, EV sözcüğünün bir ailenin bakındığı mekan ve konutu ifade edip, her iki tarafın markası ile korunan ürün ve hizmetler için tamamlayıcı olmadığı, kaldı ki nitelik belirten tasvir edici bir sözcüğün gerek Paris Konvansiyonu'nun 6/4 mükerrer C-1 maddesine, gerekse 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/son maddesi uyarınca tescilinin reddedilemeyeceği, tescil hakkını kaybettiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile davalı markasının iptali ile sicilden terkinine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 2000/9359 sayılı hizmet markasının davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı nezdinde yapılan tescil başvurusunun kesinleşerek sicile kaydedildikten sonra davacı tarafından 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 42'nci maddesine dayalı olarak söz konusu markanın hükümsüzlüğü istemli davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Sicile kayıtlı bir markanın hükümsüzlüğü davasında husumet marka hakkı sahibine yöneltilir. Böyle bir davada zorunlu dava arkadaşı da olmayan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'nın davalı sıfatı bulunmadığına göre Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet yönünden reddine karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden kararın temyiz eden davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı Evkur Alışveriş Merkezleri Tic. Ltd. Şti (EVKUR) adına kayıtlı markaların ticaret markası ve davalılardan Ev Shop Alışveriş Merkezleri Tic. Ltd. Şti. (EV SHOP) adına tescilli dava konusu markanın ise hizmet markası olmakla birlikte, farklı sınıflarda kayıtlı söz konusu markaların taraflarca alış veriş hizmetleri için kullanıldığı anlaşıldığından mahkemenin ticaret ve hizmet markalarının iltibas yaratabileceklerine dair saptaması Dairemizin içtihatlarına da uygundur.
Ancak, mahkemece davacı EVKUR ile davalı EV SHOP adlarına kayıtlı markaların aynı veya benzer olup olmadıklarının belirlenmesinde; davacı adına tescilli 1994/155755 sayılı ve 1998/20617 sayılı markaları oluşturan işaretler içinde yer alan EV ve KUR kelimelerinin ayrı ayrı ayırt edici esaslı unsur oldukları, EV ibaresinin markaların kapsadıktan mal ve hizmet sınıfları bakımından 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1-c bendi anlamında tanımlayıcı olmayacağı; kaldı ki, davacı yönünden uzun süreli ve kesintisiz kullanım yoluyla meşhur ve maruf hale getirilerek aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/son fıkrasına göre kullanımla ayırt edici hale getirildiği, davalı EV SHOP'un markasında da EV ibaresi esaslı unsur olarak yer aldığından 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b bendi uyarınca dava konusu markanın davacı markaları ile iltibas yaratacak derede benzer oldukları sonucuna varılmıştır.
Davacı EVKUR adına tescilli 1994/155755 sayılı marka EVKUR ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ kelimelerinden ve 1998/206107 sayılı marka da ev evkur alışveriş merkezi + Şekil işaretinden oluşmaktadır. Davalı EV SHOP adına tescilli 2000/9359 sayılı marka ise ES EV SHOP ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ + Ev Şeklinden ibarettir. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b bendi uyarınca markaların iltibas yaratıp yaratmadıklarının belirlenmesinde, markaların kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının alıcısı olan ortalama düzeydeki halk nezdinde karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığının tespiti gereklidir. Bunun için de, işaretleri oluşturan harf, kelime, şekil gibi asıl ve yardımcı unsurların değerlendirilmesi zorunludur.
Davacı EVKUR'a ait 1998/20617 ve davalı EV SHOP'a ait 2000/9359 sayılı markalarda ayırt edicilik vasfı olmayan ve yardımcı unsur niteliğindeki ALIŞVERİŞ MERKEZİ ibareleri dışındaki diğer işaretler harf, kelime, renk ve şekil gibi birden fazla unsurlardan oluştuklarından Dairemizin bu konuda yerleşik içtihatları uyarınca asıl unsurun; bunların ayırt edici ve baskın unsurları unutulmaksızın markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin tümüne hakim olan görünüş ve ayırt ediciliği vurgulayan imajda aranması gereklidir.
Mahkemece, davacı markalarındaki EV ve EVKUR ibareleri değerlendirilerek, EV ve KUR kelimelerinin ayrı ayrı korunması gereken asıl unsur oldukları sonucuna varılmıştır. Bu kabul, az önce de açıklanan markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenimin göz önüne alınması ilkesine uygun düşmemektedir. Özellikle, EV kelimesinin davacı markasının baskın unsuru olduğu düşüncesinden hareketle davacı markasına salt bu kelimeden dolayı mutlak bir koruma verilmesi mümkün değildir.
Nitekim, davacıya ait 1994/155755 sayılı markanın asıl unsuru da ayrı ayrı EV ve KUR kelimelerinden oluşmayıp, her iki kelime birleştirilerek yeni bir kelime türetilmesi sonucu meydana gelen EVKUR ibaresinden oluşmaktadır. Gerek davacının ve gerekse davalının markalarında yer alan EVKUR ve EV SHOP sözcükleri bir arada Türkçe Sözlük'te yer almamakla birlikte her ikisinin de ev ihtiyaçlarını çağrıştırmak için türetildiği ve birlikte kullanıldığı anlaşılmaktadır. EV kelimesinden türetilen ibareler nedeniyle davacının öncelik ve üstünlük iddiasına dayanabilmesi için kök kelime olan EV sözcüğünün ayırt edicilik gücünün yüksek olması, bir başka deyişle, ilgili sektörde sıkça kullanılmayan veya orijinal bir kelime olması gerekir. Bir ibarenin marka olarak ayırt edici niteliği arttıkça, karıştırılma ihtimali de artar. Oysa, söz konusu EV ibaresi taraf markalarının ait olduğu sınıflar yönünden doğrudan tanımlayıcı olmamakla birlikte, taraf markalarının kullanıldıkları ilgili sektörler de dahil olmak üzere, Türkçe'de son derece geniş anlamı ve kullanım alanı olan, bu bakımdan da münhasıran veya kök kelime olarak ayırt edici vasfı son derece zayıf olan bir kelimedir. Davacının EV kelimesinden türetilme olan EVKUR ibaresini daha önceden kullanarak meşhur ve maruf hale getirmiş olması, kendisine ayırt edici vasfı zayıf olan EV kökeni üzerinde de korunmaya değer mutlak bir hak bahşetmez. Ayrıca. 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/son fıkrası uyarınca ayırt edici vasfı olmayan bir işaretin kullanımla aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5'inci maddesi anlamında ayırt edicilik kazanabilmesi için de münhasıran bu işareti taşıyan mal veya hizmetler için uzun süreli ve yaygın bir kullanımı gereklidir. Oysa, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden, davacı markaları birden ziyade unsurları ile bir bütün olarak kullanılmakta olup, tek başına kullanımı yoluyla EV kelimesinin gerçek anlamından bağımsız ve davacı işletmeyle özdeşleşmiş bir işaret olarak ayırt edici hale getirildiği de kanıtlanmış değildir.
Bu bakımdan, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1, 9 ve 14'üncü maddeleri uyarınca davacıya ait 1994/155755 sayılı markanın koruma kapsamının belirlenmesinde; ayrı ayrı EV ve KUR kelimelerinin değil, her ikisinden türetilen ve farklı bir anlam yüklenen EVKUR ibaresinin birlikte değerlendirilmesi gereklidir. Yine, davacıya ait 1998/206107 sayılı markanın unsurları içerisinde yalnızca ev kelimesi olmayıp, birden fazla kelime ve şekilden oluştuğundan bu markanın koruma kapsamı belirlenirken de tek başına ev kelimesinin markanın dikkat çeken asıl unsuru olarak değerlendirilmesi olanaksızdır. Bu markanın koruma kapsamı da bir bütün olarak bıraktığı izlenime göre saptanmalıdır.
O halde, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak davacı markalarının, davalıya ait ve hükümsüzlüğü istenen 2000/9359 sayılı markanın unsurları ile karşılaştırılması suretiyle markaların hitap ettiği alıcılar nezdinde iltibas tehlikesi oluşturup oluşturmadığının, gerektiğinde, aralarında bir sektör temsilcisinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyeti görüşü alınmak suretiyle belirlenmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın kabulü doğru görülmediğinden kararın temyiz eden davalı EV SHOP yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle kararın davalılardan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı yararına, (2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kararını davalılardan Ev Shop Alışveriş Merkezleri Tic. Ltd. Şti. yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcını istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy