(3194 S. K. m. 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 23.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.10.2002 tarih ve 2001/940-2003/981 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerine ait içkili restaurant ve cafe'nin 14.07.1999 başlangıç tarihli sözleşme ile davalılara kiralandığını, sözleşmenin 4 ncü maddesine ve onaylı projeye aykırı şekilde davalılarca kiralananda tadilat yapılması üzerine ve icra tehdidi altında, mal sahibi olan müvekkillerce Ç. Belediyesi'ne toplam ( 3.566.500.000.- )TL para cezası ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faizleriyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu tadilatların müvekkillerce yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, sözkonusu para cezasına davacı tarafından yapılan itiraz sonucunda cezanın çektirilmemesine karar verildiği ve projeye aykırı değişikliklerin kiracı tarafından yapıldığının açıkça anlaşıldığı, anılan meblağda para cezasının üç ayrı makbuzla davacı tarafından ödendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, belediyeye ödenen para cezasının davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkindir. Davacı, imar mevzuatına aykırı tadilat nedeniyle Ç. Belediyesi'ne para cezası ödemek zorunda kaldığını, oysa bu cezanın asıl muhatabının tadilatı yapan davalı kiracılar olduğunu ileri sürmektedir. Ancak yine davacının Ç. Belediyesi'ne açtığı dava sonucunda bu para cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir. O halde davacı, ödememesi gereken para cezasını ödemiş, dava dışı belediye de para cezasını, bu cezadan sorumlu olmayan davacıdan tahsil etmiş olmaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, davacının ödemek zorunda kaldığı para cezasını ancak ödediği yerden tahsil edebileceği kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy