(818 S. K. m. 84) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.09.2004 tarih ve 2003/607 - 2004/707 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin gerçek borç içermeyen ihtarnamelere dayalı olarak ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, ihtarnamelerde yazılı asıl borç miktarının gerçeği yansıtmadığı, gecikme faizi borcunun bulunup bulunmadığı ve varsa miktarının tespitine gerek olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
BK.nun 84 ncü maddesi hükmüne göre, faiz ve masrafları ödemede geciken borçlunun, yaptığı kısmi ödeme alacaklı tarafından öncelikle faize mahsup edilebilir. Bu ilke, aksi yönde bir genel kurul kararı açıkça alınmadıkça veya davalı kooperatifte aksi yönde bir uygulama bulunmadıkça, kooperatif alacaklarında da uygulanır.
Somut olayda, alınan ve benimsenen bilirkişi raporuna göre mahkemece, davalı kooperatif tarafından davacıya çekilen ihtarnamelerde asıl borç miktarının 2.761.220.327. TL olarak gösterildiği, oysa belirtilen dönemde genel kurul kararlarına göre ödenmesi gereken aidat asılları toplamının 2.080.500.000. TL, davacı tarafından yapılan ödemelerin ise 2.176.100.000. TL olduğu, faiz hesabı yapılmasına gerek olmadığı, ihtarnamelerde davacıdan istenen ve gösterilen asıl borç miktarının gerçek borç miktarını yansıtmadığı gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa ihraç kararına dayanak ihtarnamelerde, yapılan davacı ödemelerin öncelikle faiz borcuna mahsup edildiği ve buna göre hesaplanan borç miktarının bildirildiği açıklamasına yer verilmiş olup, davalı vekili asıl rapora ve ek rapora itirazlarında da, BK.nun 84 ncü maddesine de dayanmıştır. Bu maddedeki ilkenin aksi yönde, davalı alacaklı aleyhine bir genel kurul kararı alındığını ya da davalı kooperatifte aksi yönde bir uygulamanın bulunduğunu ortaya koymayan bilirkişi raporunda varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır.
Bu itibarla, mahkemece, davalı yan vekilinin bu yöne ve ayrıca davacı ödemelerinin miktarına ilişkin itirazlarını ve de davacı vekilinin ödeme miktarlarına yönelik karşı açıklamasını içeren dilekçesini inceleyen, tartışan ve denetime elverişli bulunan yeni bir bilirkişi raporu ya da aynı bilirkişiden ek rapor alınarak, ihtarnamelerin gerçek borç miktarını yansıtıp yansıtmadığının değerlendirilmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönlerden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy