(6762 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 7, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.05.2004 tarih ve 2001/269 - 2004/495 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ile davalılar şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla. dava dosyası için Tetkik Hakimi G.G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar. duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin Türkiye Denizcilik Kurumu'ndan saç duba gemiyi makinesiz olarak satın aldıktan sonra makine taktırılıp, koster haline getirildiğini, geminin % 50 hissesinin müvekkillerinin murisi, % 50 hissesinin ise, S. adına gemi siciline kayıt ettirildiğini, S'nin tek malik olarak kendisini göstererek T. ile birlikte davalı şirketi kurduklarını, davaya konu geminin bu şirket tarafından yeni inşa edilmiş gibi gösterilerek su tankerine çevrilip, başka bir isim altında mükerrer olarak sicile tasdik ettirildiğini ileri sürerek, anılan geminin tescilinin sicilden terkini ile % 50 hissesinin müvekkiline ait olduğunun tespitini, gemi kaydının bu şekilde tashihini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket temsilcisi, davayı kabul ettiğini açıklamıştır.
Davaya müdahale talep eden T. vekili, davalı şirketin % 50 ortağı olduğunu, şirket adına verilen cevaba katılmadıklarını, geminin usulüne uygun olarak tescil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davaya konu geminin ilk olarak % 50 hissesi davacılar murisinin ve % 50 hissesi S. olarak sicile tescil ettirildiği, sonradan usulsüz işlemler ile davalı şirket adına tescil edildiği, bu işlemlerde davalı şirket ortağı T'nin iyi niyetli olduğu, bu nedenle satın aldığı payın sahibi olduğu gerekçesiyle, davalı geminin sicilden terkinine, geminin mülkiyetinin % 50' sinin murisin mirasçılarına, % 50' sinin T'ye ait olduğunun tespiti ile bu şekilde sicile tescile karar verilmiştir.
Kararı, davacılar ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 Sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4'üncü maddesine eklenen fıkra uyarınca "iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere denizcilik ihtisas mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir" değinilen yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli Olur'la İstanbul'da kurulan denizcilik ihtisas mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacılar taleplerinin 6762 sayılı TTK' nun "Deniz Ticareti" başlıklı 4'üncü kitabındaki hükümler göz önüne alınarak değerlendirilmesi denizcilik ihtisas mahkemesinin görevine girmektedir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir.
2- Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçların istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 11.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy