(1086 S. K. m. 275) (Montaj Sigortaları Genel Şartları m. 3, 4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.09.2004 tarih ve 2002/1354-2004/801 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.02.2006 günde davacı avukatı Akın Kanbir gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin ticari faaliyeti içinde İstanbul Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü'nün İstanbul iline bağlı civar köy yollarının trafik işaret ve levhalarının yapımı ile ilgili olarak açmış olduğu 6 ihaleyi kazandığını, Köy Hizmetleri ile yapılan sözleşmelerde, trafik işaret levhalarının montajının yapılacağı bölgelerde, kesin kabul tarihine kadar geçerli olmak üzere ve tüm riskleri kapsayacak nitelikte All Risk Montaj Sigortası yaptırılması zorunluluğu getirilmesi nedeniyle davalı şirket nezdinde sigorta poliçeleri akdedildiğini, geçici kabul tarihinden önce malzemelerin yerlerine monte edilerek Köy Hizmetleri İl Müdürlüğüne haber verildiğini, ancak, Köy Hizmetlerinde görevli mühendislerce yapılan inceleme ve sayımlar sonucunda eksik levha ve direkler olduğunun 19.12.2000 tarihinde müvekkiline bildirildiğini, söz konusu trafik işaret levha ve direklerinin hırsızlarca çalındığını anlaşılması üzerine, davalı şirket acentesine durumun 21.12.2000 tarihinde ihbar edildiğini, çalınan ve ziya olan levhaların yeniden yerlerine monte edilerek, 31.12.2000'de geçici kabullerinin yapıldığını, davalı sigortacı tarafından geçici kabul tarihinden sonraki dönemde hırsızlıklar sonucu meydana gelecek hasar ve ziyadan sorumlu tutulamayacakları, geçici kabul tarihinden önce meydana gelen hırsızlıklarda ise farklı tarihlerde ve zarara yayılarak gerçekleştiğinden her bir hırsızlık olayının bir hasar sayılacağı ve söz konusu hasarlarında 2000 USD muafiyeti altında kaldığından bahisle tazminat talebinin yerine getirilmediğini, oysa, geçici kabulden önceki hırsızlıklardan dolayı tazminat talebinin reddedilmesinin, somut olayın özelliği ve mantığı gereği yapılan hırsızlıkların tek bir hasar olarak değerlendirilmesi gerektiğinden yerinde olmadığının ileri sürerek, (36.899.762.000) TL. tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Köy Hizmetlerinin 19.12.2000 tarihli yazısında işin henüz bitmediği ve geçici kabule hazır olmadığının bildirildiği, anılan yazıda hırsızlıktan değil, işin noksan yapıldığından bahsedildiğini hırsızlık olayını kanıtlayacak resmi bir zabıt bulunmadığını, hasar ihbarlarının hepsinin 05.03.2002 tarihinde yapılıp, 31.12.2000 tarihinde işin geçici kabulü yapılmakla, hırsızlık olaylarının hepsinin geçici kabulden sonra meydana geldiğini, PGŞ.nın 3/i maddesi uyarınca tazminat talebinin teminat dışında kaldığını, muhtelif tarihlerde gerçekleştiği ileri sürülen hırsızlıkların tek bir olay olarak kabul edilemeyeceği, her bir hasar talebinin 2000 USD muafiyetin altında kaldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, geçici kabulün yapıldığı 31.12.2000 tarihinden önce davacının kaç adet trafik levha ve işaretini montaj mahalline götürerek montajını yaptığına ilişkin bir belgenin dosyada bulunmadığı, dosyaya sunulan zabıta tutanaklarının davayla ilgisi olmayıp 2002 yılında vuku bulan hırsızlık ve hasara ilişkin bulunduğu, davacının 31.12.2000 tarihinden önceki bir hasarı kanıtlayamadığı, kaldı ki, böyle bir zarar belirlense bile montaj sigortası genel şartlarının 3/i ve 4 üncü maddeleri gereğince davacı tarafından montajı yapıldıktan sonra çalındığı ifade edilen levha ve işaretlerin, montajının yapılmasından ve böylece işverence kullanılmaya ve yararlanılmaya başlamasından sonra sigorta teminatının son bulacağı anlaşılmış olmakla, davalı sigorta şirketinin tazminatla sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı şirket nezdinde Montaj Sigortaları Poliçeleri ile sigortalı trafik işaret ve levhalarının ihale makamınca geçici kabullerinin yapılmasından önce vuku bulan hırsızlık olayları sonucu oluşan hasar bedelinin davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, kaç adet trafik işaret ve levhasının montaj mahalline götürülerek montajının yapıldığı hususunda bir belgenin dosyada bulunmadığı, davacının geçici kabul tarihinden önce gerçeklemiş bir riziko ve zararını ispatlayamadığı, hırsızlıkların vuku bulmuş olması halinde dahi Poliçe Genel Şartlarının 3/i ve 4. maddeleri gereğince montajı yapılan ve böylece işverence kullanılmaya ve yararlanılmaya başlanılan trafik işaret ve levhaları yönünden sigorta teminatının son bulduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada mevcut, Köy Hizmetleri elemanlarının tutanakları, davalı sigorta şirketi acentesinin geçici kabulden önce hasar ihbarının kendilerine 21.12.2000 tarihinde yapıldığına dair tarihsiz yazısı içeriği, geçici kabul tarihinden sonra dahi hırsızlık olaylarının vuku bulduğunun güvenlik kuvvetlerince saptanmış bulunması karşısında, hayatın olayın akışı gereği geçici kabul tarihinden öncede sigortalı trafik işaret ve levhaları üzerinde hırsızlık olaylarının vuku bulduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Somut olayda, davacı tarafından sigortalı trafik işaret ve levhalarının montajından sonra hırsızlık olaylarının olduğunun anlaşılması karşısında, Montaj Sigortaları Genel Şartlarının 4/2. maddesi hükmünün değerlendirilmesi ve sigorta teminatın devam ettiğinin anlaşılması halinde zarar miktarının tespiti açısından, yapılan ve sigorta örtüsü altına alınan işin niteliği de gözetilerek, trafik işaret ve levhaları işinde ve sigorta hukuku konularında uzman bilirkişiler kurulu aracılığı ile rapor alınarak hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 450.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy