(818 S. K. m. 36, 125)
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.09.2003 tarih ve 2002/192-2003/494 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla. duruşma için belirlenen 02.11.2004 günde davacı avukatı A. Erdem Akçay gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi Y. Kılıç'ın Libya'da işçi olarak çalıştığı sırada vefat ettiğini, davacıya da dedesi M. Kılıç'ın vasi olarak atandığını; murisin terekesinde bulunan İngiliz bankasına ait 1460 İngiliz Sterlini tutarındaki çeklerin Konsolosluk kanalı ile nakde çevrilerek Osmanlı Bankası Karaköy Şubesi'ne gönderildiğini, Osmanlı Bankasının parayı Merkez Bankası yerine kendi bankasının Samsun Şubesine göndererek durumu Tereke Hakimliğine bildirildiğini, banka tarafından para vasi yada davacıya ödenmediği halde, dekontların zamanaşımı nedeniyle bulunmadığını belirterek, ödeme yapılmadığını ileri sürerek; şimdilik 1460 İngiliz Sterlini'nin 15.06.1981 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte Osmanlı Bankası'nı devralan davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK.nun 125 ve Bankalar Kanunu'nun 36. maddesi gereğince davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Tereke Hakimliği tarafından ilgililer hakkındaki suç duyurusunda bulunması üzerine M. Kılıç'ın Cumhuriyet Savcılığı'nda verdiği ifadesinde, parayı aldığını belirttiği, bunu 04.07.2001 tarihli oturumda da tekrar ettiği, vasilik görevini gereğince yerine getirmemesine rağmen suçun zamanaşımına uğraması nedeniyle hakkında takipsizlik karan verildiği, ödenmediği iddia edilen paranın ödenmesi gereken tarihin 1981 yılı olup, 20 yılı aşkın süre geçtikten sonra 2002 yılında işbu davanın açıldığı, banka kayıtlarının saklanma süresi 10 yıl olup, kusurlu olanın banka personeli değil, davacının vasisi olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 2.100.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy