(3095 S.K. m.2) (6762 S.K. m.3,798)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.09.2002 tarih ve 1999/293-2002/486 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Ö. Otobüs firmasına ait araçta yolcu olarak bulunduğu esnada meydana gelen trafik kazası sonucunda sol gözünde kalıcı olacak şekilde iş ve güçten kayıp meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ( 15.000.000.000 ) TL. maddi ve ( 5.000.000.000 ) TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ö. Tur. Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin kazaya karışan aracın maliki veya işleteni değil, bilet satış işlemlerini yapan acentesi olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı A. Turizm ve Per. Taş. Oto. ve Gıda Mad. Paz. San. Ltd. Şti. temsilcisi, aracın kazadan önce satılmış olması nedeniyle kendilerine husumet düşmeyeceğini savunmuştur. Davalı H. Sigorta T.A.Ş. temsilcileri, poliçe teminatlarının ( 1.500.000.000 ) - TL. olduğunu bildirmiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davacının geçirdiği kaza nedeniyle %4 oranında meslekte kazanma gücünü yitirdiği, davalı A. Tur. Ltd. Şti.'nin araç maliki olmadığı, Ö. Ltd. Şti.'nin acente sıfatıyla bilet sattığı, işleten sıfatının bulunmadığı gerekçeleriyle, ( 6.469.868.408 ) TL. maddi tazminatın davalı sigortacının poliçe teminatıyla sınırlı sorumlu olması kaydıyla, davalılardan H. Sigorta T.A.Ş. ve K.Ş.'den yasal faiziyle birlikte tahsiline, ( 2.000.000.000 ) TL. manevi tazminatın faiziyle birlikte davalı K.Ş.'den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı A. Ltd. Şti. aleyhine açılan dava atiye terkedildiğinden karar verilmesine yer olmadığına, Ö. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilince, davalılar arasında Ö. Turizm Tic. Ltd. Şti. ( M. Turizm ) gösterilmiş olup dava dilekçesi içeriği de dikkate alındığında davacının taşıyıcı sıfatına sahip M. Turizm otobüs firmasını hasım gösterdiği açıkça anlaşılmaktadır. Davacının taşıma işini yükümlenen M. Otobüs firmasını hasım göstermekle bu firmanın ticaret unvanını yanlış belirttiği, gerçek hasmının bu firmayı işaret eden M. Turizm Seyahat Ltd. Şti. olduğu görülmektedir. Kaldı ki, yapılan bu maddi hata mahkemece de kabul edilerek dava dilekçesi bu şirkete tebliğ edilmiştir. O halde, mahkemece davanın M. Turizm Seyahat Ltd. Şti. aleyhine açıldığı kabul edilerek, değerlendirmenin buna göre yapılması gerekirken, adı geçen bu davada taraf değilmişçesine hüküm tesisi hatalı olmuştur.
3- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TTK'nın 798 ve davam eden maddelerinde düzenlenen yolcu taşıma akdinden kaynaklanmaktadır. Davacı ile M. Turizm Seyahat Ltd. Şti. arasında taşıma akdi mevcut olup davalılardan bir kısmı taşıma akdine sürücü veya alt taşıyıcı olarak katılmıştır. Taşıma işleri TTK'da düzenlenmiş olup TTK'nın 3. maddesi uyarınca bu kanunda düzenlenen hususların ticari iş sayılmasına ve ayrıca 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesinde, ""ticari işlerde temerrüt faizi, T.C. Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranına göre istenebileceği"" belirtilmiş olmasına göre, olayda istem gibi reeskont ( 1.1.2000 tarihinden itibaren 4489 sayılı Yasa ile değişik 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca avans oranında ) faizine hükmetmek gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bu nedenle dahi hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) ve ( 3 ) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy