(4721 S. K. m. 397, 427) (6762 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 54)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.09.2004 tarih ve 2004/354 - 2004/328 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile Fer'i müdahiller sıfatıyla Hatice Elif Ergüz ve Hüsnü Ertuğrul Ergüz vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin de hissedar olduğu davalı şirketin yönetim kurulunun üç, denetim kurulunun ise bir üyeden oluştuğunu, iki yönetim kurulu üyesi ile denetçinin istifa ettiğini, şirketin organlarından yoksun kaldığını, faaliyetlerini sürdüremediğini ileri sürerek, kayyım tayinine karar verilmesini talep ev dava etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kayyım atanmasıyla organsız kalan davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının yapılarak yeni yönetim kurulu ile denetçilerin seçimini sağlamayı amaçladığı, yönetimde usulsüzlük veya yönetime müdahale iddiası olmadığı, yönetim kayyımı atanması içeren bu davada TMK'nun 397/2 ve 427/4 ncü maddeleri uyarınca sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine, karar kesinleştiğinde istem halinde dosyanın Beyoğlu Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ile fer'i müdahil sıfatıyla H. Elif Ergüz ve H. Ertuğrul Ergüz vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, anonim şirkete kayyım tayini istemine ilişkindir. Somut olayda davacının davalı anonim şirketin hissedarları arasında yer aldığı uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, davalı şirketin yönetim ve denetim kurullarının istifa ettiğini, faaliyetlerini sürdüremediğini ileri sürerek kayyım atanmasını istemiştir. 22.11.2001 tarihinde kabul edilip, 08.11.2001 tarih ve 24607 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 397/2 nci maddesi hükmüne göre vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesidir. Aynı Kanunun 427/4 üncü maddesinde de bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması halinde vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı hükme bağlanmıştır. Kanun koyucunun anılan düzenlemeye ilişkin gerekçesinde, türü ve niteliği ne olursa olsun bu hükmün, tüm tüzel kişileri kapsayacağı öngörülmüştür. Kanunun lafzına bağlı kalındığında, tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerine yönetim kayyımı atanmasına ilişkin taleplerin sulh hukuk mahkemesinde değerlendirilip, karara bağlanmasına engel bir hal görünmemektedir. Ancak, şirketin organlarını yitirdiği, faaliyetlerin sürdüremediği gibi iddialara dayalı açılan bir davada, mutlak biçimde Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlere ilişkin hükümlerin tartışılıp, değerlendirilmesi sonucu kayyım atanıp atanmayacağı yönünde bir karar verilmesi söz konusu olacaktır. Ayrıca, ticaret şirketine kayyım atanmasına ilişkin davaların da TTK'nun 4 ncü maddesinin ilk fıkrasının birinci bendinde açıklanan biçimde ticari davalardan olduğunun da kabulü gerekir. Diğer bir ifadeyle, ticaret şirketlerine kayyım atanmasına ilişkin davalar, mutlak ticari davalardandır. Bu tür davaların, asliye ticaret mahkemesince incelenip sonuçlandırılması zorunludur. Dairemizin kökleşmiş kararları ve vesayet makamları kararlarının temyiz incelemesini yapan Yargıtay Yüksek 2 nci Hukuk Dairesi'nin yerleşik görüşü de bu doğrultudadır. O halde, açılan iş bu davada mahkemenin görevli olduğunun kabulüyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Fer'i müdahil sıfatıyla temyiz talebinde bulunan Hatice Elif Ergüz ve Hüsnü Ertuğrul Ergüz yönünden yapılan incelemeye gelince; HUMK'nun 54 ncü maddesi uyarınca davaya müdahale, ancak yargılama bitinceye kadar mümkündür. Bu istek, davaya bakan mahkemeye bildirilir. Yargıtay aşamasında davaya müdahale veya davanın taraflarından birinin temyiz istemine müdahale edileceğine dair bir usul hükmü bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, fer'i müdahale yoluyla temyize katılma talebinde bulunanlar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahale yoluyla temyize katılma talebinde bulunan Hatice Elif Ergüz ve Hüsnü Ertuğrul Ergüz vekilinin temyiz isteminin reddine, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının H. Elif Ergüz ve H. Ertuğrul Ergüz'den temyiz eden fer'i müdahillerden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 05.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy