(2004 S. K. m. 67, 170) (818 S. K. m. 105) (6762 S. K. m. 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.10.2003 tarih ve 2002/25-2003-842 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan yat bağlama sözleşmesi gereğince davalıya ait Galaxy-1 isimli teknenin müvekkiline ait marinada bağlı kaldığını, bağlama ücreti ve tekne bakımı için verilen hizmet alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davaya müvekkilinin ikametgahı olan İzmir mahkemelerinde bakılması gerektiğini, yıllardan beri tüm hizmetlerin faturalarının Türk Lirası olarak kesildiğini, uygulamaya aykırı ve kötü niyetli kur farkı faturasından sorumlu tutulamayacaklarını savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, icra takibine konu faturaların kur farkından kaynaklandığı, 27.6.2003 tarih ve 2001/1 Esas-2003/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere fatura münderecatına itiraz edilmemesinin vade farkının benimsendiği anlamına gelmediği, taraflar arasındaki sözleşmede vade farkı ödeneceği hususunda bir hüküm bulunmadığından davacının bu konuda fatura kesmesi karşısında davalının faturaya dayalı takibe itiraz etmesinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine, %40 kötü niyet tazminatı tutarı 870.837.000 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kur farkından kaynaklanan munzam zarar alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece davacı lehine 870.837.000 TL kötü niyet tazminatına da hükmedilmiştir. Davacı, Kuşadası İcra Müdürlüğü'nün 2001/4928 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine yat bağlama sözleşmesi nedeniyle kur farkından doğan munzam zarar alacağı için ilamsız takip yapmıştır. Borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedebilmek için alacaklının takibinin haksız olması yeterli değildir, davalı alacaklının takibe geçme de kötü niyetli olduğunun da saptanması gerekir. Alacaklının kötü niyetli sayılabilmesi için haksız olduğunu bildiği ya da bilmesi gerektiği halde icra takibine girişmiş olması gereklidir, davacının kur farkına ilişkin munzam zarar alacağını isteyip isteyemeyeceği ancak yargılama sonunda belirlenebileceğinden kötü niyet tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy