(1086 S. K. m. 292) (818 S. K. m. 125)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fethiye Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.05.2003 tarih ve 2002/687-2002/464 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkiline borcu nedeniyle, keşidecisi davalı olan 7.000.000.000 TL.lik çek verildiğini, çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı gibi, davalının çekin kaybedildiğinden bahisle ödemeden men talimatı verdiğinin öğrenildiğini, davalı hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan suç duyurusunda bulunulduğunu ve ceza davasında müvekkilinin alacaklı olduğunun kesinleştiğini ileri sürerek, 7.000.000.000 TL.nin 01.12.1997 tarihinden itibaren davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle zamanaşımının dolduğunu, ceza davasında müvekkilinin beraat ettiğini, davacının alacağını yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından davacının alacağın nedenini göstermediği gibi alacağın neden kaynaklandığını ispatlayamadığı, çekin keşide tarihinin 1997 tarihi olup zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçisinde, davalı ile aralarında dava konusu çekin tanzimine neden olan temel ilişkiye dayanmış ve kambiyo senedi olan çeki delil olarak göstermiş olup, dava konusu çek zamanaşımına uğramakla yazılı delil başlangıcı niteliğindedir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; taraflar arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan zamanaşımı süresi göz önünde bulundurularak, eğer dava süresinde açılmış ise, zamanaşımına uğramış çekin yazılı delil başlangıcı oluşturacağı da gözetilip, iddia ve savunmaya ilişkin bütün deliller toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy