(6762 S. K. m. 592, 599, 692)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.07.2004 tarih ve 2002/549 - 2004/720 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.02.2006 gününde davacı avukatı Mustafa Tolay ile davalı asil Adile Mezin Şahin avukatı Tekin Arslanca ve diğer davalı asil Enver Şahin gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı asiller ve taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Enver Şahin'in davacının yeğeni, diğer davalının ise müvekkilinin ağabeyinin eşi olup, müvekkili ile birlikte davalılardan Enver'in dava dışı Vaizoğulları Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.nin paydaşları olup, anılan şirketin 1986 yılında A.Ş. haline dönüşüp, Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1996 yılında vermiş olduğu kararla iflasına karar verildiği ve halen bu durumun devam ettiğini, kötüniyetli Enver Şahin'in şirketin faal olduğu dönemde, müvekkilince imza edilip, oğlu Vaiz Şahin'in kullanması için boş olarak bıraktığı çeklerin üç adedini alıp, üzerine 09.02.2000 keşide tarihi yazmak suretiyle, diğer davalı annesi Adile Mezin'e ciro ettiğini, çekin bankaya ibrazında banka tarafından 3167 sayılı Yasa'nın tatbikine ilişkin 2 numaralı tebliğ hükümlerine uymadığından çekle ilgili bir işlem yapılmadığını, bunun üzerine davalı Adile'nin ihtiyati haciz kararı alarak, tatbik ettirdiğini, ihtiyati haciz kararına karşı yapmış oldukları itirazlarının da reddedildiğini, müvekkilinin iflas nedeniyle hiçbir çek defteri almadığını, bu durumda müvekkilinin 2000 yılında çek vermesinin mümkün olmadığını, çekin geçersiz bir çek olduğunu, ortada iflas kararı varken müvekkilince davalı Enver'le bu kadar yüksek meblağlı bir ilişkiye girilmesinin söz konusu olamayacağı belirterek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline, %40 tazminatın davalılardan tahsiline, haksız icra takibi ve haciz nedeniyle (10.000.000.000.-) TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Adile Mezin Şahin vekili, müvekkilinin diğer davalı Enver'in Beltaş grubu olarak bilinen Denge, Dengemek gibi büyük şirketlerinin ekonomik sıkıntıya girmesi nedeniyle kendisine borç olarak nakit para verip, karşılığında davaya konu çeki aldığını, müvekkilinin iyiniyetli olup, sadece Vaizoğulları Tarım San. ve Tic. A.Ş.nin iflas ettiği, gerek davacı gerekse davalı Enver'in şahsen iflaslarının söz konusu olmadığını, söz konusu çekin TTK.nun 692 nci maddesinde öngörülen bütün yasal unsurları taşıdığını, davacının diğer davalı Enver'e ileri sürebileceği def'ileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini belirterek, davanın reddi ile birlikte %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Enver Şahin, Vaizoğulları Tarım San. ve Tic. Ltd. Şti.nin %40 payının kendisine ait olduğunu ve yapını 1995 yılında 600.000 USD karşılığında davaya devir ettiğini, devir karşılığında şirketin malı olan 3 parsel gayrimenkulün kendisine devrinin kararlaştırıldığını ancak, şirketin vergi borçlarının olması ve taşınmazların kredi teminatı olarak bankalara ipotek ettirilmesi nedeniyle devrin mümkün olmaması nedeniyle, davacının şahsi çekini verdiğini, ortağı olduğu Denge ve Dengemek gibi şirketlerin ekonomik durumunun kötüleşmesi nedeniyle diğer davalıdan (500.000) USD borç alındığını ve çekin de bu borca karşılık teminat olarak verildiğini belirterek, davanın reddi ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davaya konu çekin TTK.nun 692 nci maddesinde öngörülen tüm unsurları taşıdığı, çekin Merkez Bankası'nın 2 nolu tebliğine uygun basılmamış olmasının çek vasfını etkilemediğinin kesinleşmiş mahkeme kararıyla saptandığı, çekin hile yoluyla çekmeceden alınıp tedavüle ciro yoluyla sokulduğu konusunda davacının Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı şikayet üzerine takipsizlik kararı verildiği, bu karara yapılan itirazında reddedildiği, çekteki ciroya bağlı davalı Adile'nin diğer davalı Enver'le yaptığı 05.06.1998 tarihli borç ödeme protokolüne bağlı borcun ödenmemesi üzerine çeki devralarak yasal hamil durumuna girdiği, TTK.nun 599 uncu maddesinde belirlenen def'ilerin çeki ciro yoluyla devralan davalı Adile'ye karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, bu davalı yönünden iyiniyetli hamil olmama sıfatına yönelik iddianın kanıtlanamadığı, dava dışı Vaizoğulları şirketine ait karar defterinin 13.11.1995 tarih ve 60 sayılı kararında şirketin banka ve vergi dairelerine olan borçları tasfiye edildikten sonra ve ayrıca yine dava dışı Nezihe Tokuç isimli kişinin açtığı davanın lehe sonuçlanmasından sonra pay devirleri karşılığında 3 adet taşınmazın devrine karar verileceği, dava dışı şirketin iflas dosyasından şirketin banka ve vergi dairesi borçlarının tasfiyesi yoluna gidildiğinin belirlendiği, Nezihe Tokuç tarafından açılan davanın da lehe sonuçlandığı, dava ve takibe konu çekin şirket hisse devrine yönelik olarak verildiğinin ortaya çıktığı, TTK.nun 592 nci maddesinde belirtilen tamamen doldurulmamış bir poliçenin aradaki anlaşmaya aykırı bir şekilde doldurulması durumunun iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, kötüniyetle çekin kazanıldığı iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçeleriyle, kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının davaya konu çekin elinden rızası hilafına çıktığını usulünce kanıtlayamamasına göre, davalılardan Adile Mezin Şahin'in TTK.nun 599 uncu maddesi kapsamında kötüniyetli müktesip olup olmadığının araştırılmasına gerek bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 450.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy