(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 15) (1086 S. K. m. 438)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Elazığ Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.11.2003 tarih ve 2003/95-2003/584 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı iken, ortaklıktan istifa ettiğini, ancak kooperatife yaptığı ödemelerin iade edilmediğini, yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve % 40 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davanın kısmen kabulü ile takibin 1.761.000.000.-TL üzerinden devamına, asıl alacağı 01.02.2000 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak üzerinden % 40 icra-inkar tazminatına davalının mahkum edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatiften ayrılan ortağın, kooperatife ödediği aidat bedelinin tahsili amacıyla yapılan icra takibine olan itirazın iptali istemine ilişkindir. Kooperatif Kanunu'nun 17 ve ana sözleşme 15 nci maddeleri uyarınca, davacı, davalıya ödediği aidatları ayrıldığı yılın bilançosunun onaylanmasından bir ay sonra isteyebilecektir. Dava konusu olayda, davacının 15.06.1999 tarihinde davalı kooperatif ortaklığından ayrıldığı, davalı tarafından da kabul edildiğine göre, 1999 yılı bilançosunun görüşüldüğü 26.03.2000 genel kurulundan bir ay sonra 26.04.2000 tarihinde davacının alacağı ödenebilir hale gelmiş olup, bu tarihten itibaren faiz istenilebilir. Bu itibarla, mahkemece bu tarihten itibaren asıl alacağa faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK. nun 438/7 nci maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm kısmının birinci bendinde yer alan 1.2.2000 ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine 26.04.2000 ibaresinin konulmasına, hükmün işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy