(1163 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.10.2004 tarih ve 2002/1726-2004/1222 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin bulunduğu davalı kooperatifin en son genel kurul toplantısını 18.08.2001 tarihinde yaptığını, 2002 yılı genel kurul toplantılarının ise yasaya aykırı şekilde belirsiz bir tarihe ertelendiğini, genel kurul toplantısı yapılması için yönetim ve denetim kuruluna müracaatlarında da sonuç alınmadığını ileri sürerek, Kooperatifler Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca davalı kooperatif genel kurulunun toplanması için çağrı kararı verilmesini, yetkili kurulların seçimi ve ibrası, ihraç kararlarının görüşülmesi konularının da yer almasıyla gündem maddelerinin mahkemece belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar tarafından Kooperatifler Kanunu'nun 44. maddesinde belirlenen prosedüre uyulmadığını, denetim kuruluna herhangi bir müracaat yapılmadığı gibi davacılar tarafından birlikte hareket edilmediğini, davacılardan 11 kişinin müvekkil ortağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Kooperatifiler Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca genel kurulun olağanüstü toplanmasını isteyen ortakların öncelikle kooperatif yönetim kurulundan sonra Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na başvurmalarının gerektiği, ana sözleşmede Bakanlıktan önce denetim kuruluna başvurulması düzenlenmişse de, yasadan daha ağır şartları içeren bu hükmün mahkemece değerlendirilmediği, ancak anılan maddede belirtilen mercilere yapılacak başvuruların baştan itibaren müşterek yapılmasının zorunlu olduğunu, somut olayda ise Bakanlığa yapılan başvuruda, müracaat sahibi ortakların ad ve soyadlarının belirtilmediği gibi vekaletnamelerin de kimlere ait olduğunun belirgin olmadığı, bu durumda davacı azınlığın Bakanlığa birlikte müracaat ettikleri hususunun aydınlatılamadığı, ayrıca tasfiye halindeki davalı kooperatifin sadece tasfiyeye yönelik işlemler yapılabileceği ve bunun dışında herhangi bir karar alamayacağını, oysa davacılar tarafından sunulan gündem maddeleri arasında tasfiye amacıyla bağdaşmayan ve yeni yönetim kurulu seçilmesini öngören talepler bulunduğu, bu durumun tasfiyeye giren kooperatifin adeta yeniden canlandırılmasını sağlayacak nitelikte olduğundan kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca genel kurul toplantıya çağırma izni verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmişse de, gerçekte belirtilen hususlar doğru değildir. Öncelikle, davalı kooperatif yönetim ve denetim kuruluna keşide edilen ihtarnamelerde, tüm davacılar tarafından Av. İ. Altun'a verilmiş vekaletnameler kullanılmıştır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na yapılan başvuruda da vekaletnamelerin belirtildiği ihtarnameler eklendiğine göre, Bakanlığa yapılan başvuruda tüm davacıların birlikte hareket ettikleri hususunun aydınlatılmadığının kabulü doğru değildir. Ayrıca tasfiye halindeki kooperatifte öncelikle tasfiyeye yönelik işlemler yapılabileceği doğru ise de, tasfiye dışında yapılması zorunlu olan işlere yönelik kararlar alınması ve bu gündemle toplantı talep edilmesi de mümkündür. Bu doğrultuda kooperatif taraf bulunduğu derdest davaların, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Teftiş Kurulu Raporunun veya ihraç kararlarının görüşülmesi mümkün olduğu gibi yönetim ve denetim kurullarının ibrasının görüşülerek bu kurullar için yeniden seçim yapılması da mümkündür. Bu durum karşısında mahkemece, istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy