(1086 S. K. m. 275)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.06.2004 tarih ve 2002/595 - 2004/718 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın mevduat müşterisi olduğunu, uzun süreden beri çiçekçilikle uğraştığını, davalıya ait AMEX kredi kartıyla 05.04.2001 tarihinde alış veriş yapıldığını, işleme provizyon verildiğini, satış bedelinin mevduat hesabına yatırıldığını, daha sonra hesabından izinsiz çekildiğini, talep edilmesine rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 5.804.500.000.-TL.nin 24.04.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, P.O.S cihazının 27.02.2001 tarihinde teslim edildiğini, 27.03.2001 tarihinde de taraflar arasında Amerikan Ekspres Kartları Sözleşmesiyle Kartlı Ödemeler Sözleşmesi imzalandığını, davacının 05.04.2001 tarihinde sahte olduğu belirlenen kredi kartıyla slip bölme yoluna giderek (5 adette) toplam 5.804.500.000.-TL işlem gerçekleştirdiğini, aynı gün satış nedeniyle düzenlediği faturada adres belirtmediğini, kimlik tespit etme, numaraları ve imzaları karşılaştırma gibi sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri ihlal ettiğini, alış veriş tutarının işyeri limitini aşması nedeniyle aynı harcama için birden fazla satış belgesi düzenlenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının Amex kredi kartıyla Akbank anlaşmalı P.O.S makinesi üzerinden 05.04.2001 tarihinde 5.804.500.000.-TL. lik satış yaptığı, bu tutarın davalı banka tarafından davacı hesabına geçirildiği, daha sonra işlemin sahte olduğu gerekçesiyle bu paraya bloke konulduğu, davalının davacının sözleşme uyarınca gerekli kontrolleri yapmadığı iddiasını kanıtlayamadığı, sliplerin geçerli koşulları taşıdığı, sözleşmenin 6 ve 7 nci maddelerinde işyerinin limiti aşılması nedeniyle aynı harcama için birden fazla satış belgesi düzenlenemeyeceği öngörülmüş ise de Türkiye'de işyerlerinin limitlerinin 0 olması, manuel işlem yapılmaması ve her bir işlemin elektronik terminalden geçmesi nedeniyle bu hükmün geçersiz olduğu, terminalin kullanıldığı, işlemlerin onay aldığı, davalı tarafından dava tarihi itibariyle ve halen ters ibraza dair belge sunulmadığı, davacının sahteliği bilerek işlem yapılmasına göz yumduğunun kanıtlanmadığı, davalının finansal kaybının olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 5.804.500.000.-TL. nin 04.05.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, sözleşme uyarınca banka hesabına aktarılan paranın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında kartlı ödemeler ve American kartlı ödemeler sözleşmeleri imzalanarak davacıya ait iş yerine davalı tarafından POS cihazı takıldığı, davacının 05.04.2001 tarihinde dava dışı A. S. G.'e çiçek satışı yaptığı, anılan kişinin toplam satış bedelini 17.33-17.44 saatleri arasında beş kere işlem yaparak Amex kredi kartıyla ödediği, slipleri imzalatan davacının ayrıca fatura düzenlediği, satış bedelinin komisyon alacağı düşüldükten sonra 06.04.2001 tarihinde davacı hesabına alacak, işlem yapılan kredi kartının sahteciliğinden şüphelenilmesi ve kartın sahte olduğunun yabancı banka tarafından davalıya bildirilmesi sonucu hesaba geçen para üzerine 10.4.2004 tarihinde bloke konulduğu hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, sahte olduğu ileri sürülen kredi kartlarıyla yapılan satış işleminde tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığı, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak bu işlemden kimin sorumlu olacağı noktalarında toplanmaktadır. Benimsenen bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi bilirkişi raporu da uyuşmazlığı çözmeye elverişli değildir. Zira mahkemece taraflar arasındaki sözleşme hükümleri yeterince irdelenmemiştir. Ayrıca, bilirkişi raporunda teknik bakımdan kredi kartı sahteciliğin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, varsa tarafların bu durumda alabileceği tedbirler, slip bölmesi yapılmadan tek işlemle toplam satış bedelinin tahsil imkanı olup olmadığı tam olarak açıklanmamıştır. Bu durum karşısında, aralarında POS makinesinin teknik yönünden işleyişi alanında uzmanın da yer aldığı bilirkişi kurulu vasıtasıyla yeniden inceleme yaptırılıp, sahte kredi kartlarıyla satış işleminin nasıl gerçekleştirildiği veya gerçekleştirilmiş olabileceği, bu özellikteki kredi kartlarına POS cihazının onay vermesini engelleyici teknik bir takım önlemler alınması dahil uluslararası kredi kartı uygulamasının ulaştığı aşama itibariyle tarafların kusurlarının bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulup, sözleşme hükümleri de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy