(5411 S. K. m. 142)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.05.2004 tarih ve 2001/709-2004/544 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, çeşitli tarih ve meblağlı teminat mektuplarının müvekkilince davalılar lehine düzenlenip gayrinakdi kredi olarak kullandırıldıklarını,18.06.2000 tarihli protokolle nakdi ve gayrinakdi toplam borç üzerinde mutabakat sağlandığını, anılan protokol koşullarının ihlal edilmesi nedeniyle teminat mektuplarının iadesi ile bedellerinin depo edilmesinin davalılardan istenildiğini, nakdi alacağın ödenmediğini, bugüne kadar işlem yapılmadığını ileri sürerek, dilekçesinde açıkladığı toplam 87.565.591.800 TL ve 4.500.000 DEM tutarlı teminat mektuplarının bedellerinin faizsiz hesapta depo edilmesine, tazminleri halinde davanın alacak davası olarak devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, istemin iyi niyet kurullarıyla bağdaşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında genel kredi sözleşmelerinin ayrılmaz bir parçası olarak 19.06.1998 tarihli protokol imzalandığı ve buna ek protokol düzenlendiği, anılan protokole göre plana uygun ödeme yapılmaması halinde alacağın tamamının muaccel hale geleceği, davacı bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan hak ve yetkileri kullanabileceğinin kararlaştırıldığı, dava konusu 20 adet teminat mektubunun mer'i olduğu, davalıların ödenmemiş borçlarının bulunduğu, ödeme güçlüğü içerisinde oldukları, ipoteklerin toplam borç içinde yetersiz kaldığı, riskin doğduğu, 2.000.000 DEM ve 2.500.000 DEM tutarlı teminat mektuplarının hükümsüzlüğü için davacı tarafından lehtarı ve muhatabına karşı dava açılmış ise de bu davanın sonucunun beklenmesinin usul ekonomisine uygun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, teminat mektuplarının depo edilmesi, tazmin edilmeleri halinde bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda dava açıldığı tarihte tüzel kişiliği devam eden davacı Esbank A.Ş ile davalılar arasında kredi sözleşmeleri imzalandığı, davaya konu teminat mektuplarının bu kredi sözleşmeleri hükümlerince kullandırıldığı, daha sonra davalıların nakdi ve gayri nakdi borçlarının tespit edilerek protokole bağlandığı, borçların ödenmemesi nedeniyle mer'i olan teminat mektuplarının deposu için 24.04.2001 tarihinde iş bu davanın açıldığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Ayrıca, davacı bankanın TMSF yönetim kurulunun 15.06.2001 tarih ve 101 sayılı kararı ile Tasfiye Halinde Etibank A.Ş ile birleştirilmesine karar verildiği ve anılan kurumun 11.10.2001 tarihli temliknameyle dava konusu alacağı devir ve temlik alarak davacı sıfatıyla davaya devam ettiği yönleri de dosya kapsamıyla sabittir.
19.10.2005 tarihinde kabul edilen ve 01.11.2005 tarih 25983 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 5411 Sayılı Bankacılık Yasası'nın 142 nci maddesine göre Fon, Fon bankaları ve faaliyet izni kaldırılan bankaların iflas ve tasfiye idareleri tarafından açılacak hukuk davalarına asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacaktır. O yerde, birden fazla asliye ticaret mahkemesi bulunması halinde, bu davalar (1) ve (2) numaralı asliye ticaret mahkemesinde görülecektir.
Mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, mahkemece görevsizlik karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy