(1086 S.K. m.409,509)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ceylan Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2002 tarih ve 2000/281 - 2002/608 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı kooperatifin 25.06.2000 günlü olağan genel kurul toplantısında alınan kooperatifin fesih ve tasfiyesine, taşınmazların satılmasına ilişkin kararların anasözleşme ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu iddia ederek, iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların yersiz olduğunu, kararların anasözleşme ve iyiniyet kurallarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava dosyasının işlemden kaldırıldığı ve süresi içinde yenilenmediği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
HUMK.nun 509 ncu maddesinde, usulüne uygun olarak çağrıldıkları halde, davanın taraflarından hiç birisinin duruşmaya gelmemesi halinde davanın yenileninceye kadar dava dosyasının işlemden kaldırılacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır. Somut olayda, mahkemece, 19.09.2002 tarihli oturumda davanın taraflarının duruşmaya takip etmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırmasına hükmedilmiş, daha sonra da davanın açılmamış sayılmasına kararı verilmiştir. Ancak, davacılar vekili 09.07.2002 tarihli celseye katılmamış, tebligat masrafını vererek mazeret dilekçesi sunmuştur. Mahkemece mazeret kabul edilerek, yeni duruşma gününün davacılar vekiline tebliği yönde ara kararı tesis edilmiştir. Fakat, duruşma gününü bildirir tebligat, vekilinin Adana'daki adresi yerine, "Ceyhan" ilçesi gösterilerek yetersiz bir adrese çıkarılmış, tebliğ edilmeden iade edilmiştir. Ayrıca, duruşma günü olarak bildirilen tarih de doğru olarak belirtilmemiştir. O halde, davacılar vekilinin usulüne uygun olarak duruşmaya çağrılmadığı nazara alınarak, davaya devam edilip, yeniden usulüne uygun şekilde duruşma günü tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dosyanın işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy