(6762 S. K. m. 321, 324, 336)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.05.2004 tarih ve 2001/576-2004/180 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.02.2006 gününde davalılar avukatı B. P. gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıların yönetim kurulu üyesi olduğu Ö.. Ecza Deposu San. Tic. A.Ş.'den çeke bağlı olarak (22.462.750.000)TL alacağının bulunduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine girişilen takibe borçlu tarafından itiraz edilmediğini, yapılan mal beyanında şirketin borca yetecek kadar mal varlığı bulunmadığının beyan edildiğini, borçlu şirketin defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan incelemede, şirketin 3 üncü bir şahsa, bu kişinin adresi ve hukuki nedeni belirtilmeksizin (395.000.000.000)TL ödeme yapıldığının belirlendiğini, borçlu şirketin alacaklarını zarara uğratmak kastıyla davrandığı ve mal varlığını yapay şekilde eksilttiğinin açık olduğunu, davalı yönetim kurulu üyelerinin TTK.nun 324. ve 336.,İİK.nun 321 inci maddelerine aykırı kasta dayalı eylem ve işlemleri sonucunda alacaklı davacı şirketin zarara uğradığını ileri sürerek, (22.462.750.000)TL'nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevaplarında, şirketin konusunun eczanelerin ve hastanelerin ihtiyaç duyduğu ithal ilaçları, imalatçı ve ithalatçı firmalardan satın alıp bu ilaçları pazarlamak olduğunu, şirketin ihaleleri kazanabilmesi için düşük fiyat teklifi vermek zorunda olduğu, bu ilaçları ucuz fiyata temin edecek bir firmayla anlaşılıp, (395.000.000.000)TL'nin sipariş avansı olarak verildiğini, sipariş avansı olarak verilen paranın anlaşma gereği 2002 Haziran ayı sonunda alınabileceğini, bu paranın şirket aktiflerinde gözüktüğünü, bu nedenle sermayede bir azalmanın bahis konusu olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davalıların dava dışı borçlu şirket Ö.. Ecza Deposu San.Tic.A.Ş.'nin yönetim kurulu üyeleri olduğu, davacının dava dış borçlu şirketten alacaklı olup, borçlu şirketin 3.şahsa yaptığı ödemenin gerçekten sipariş avansı mı, yoksa ödemenin borçlu şirketin mal varlığını azaltmak amacıyla mı yapıldığı hususunun tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı şirket alacağının sonuçsuz bırakılması amacıyla, dava dışı Ö.. Ecza Deposu A.Ş yönetim kurulu üyeleri davalıların şirket kasasından bir miktar parayı, gerçek olup olmadığı dahi belirsiz 3.şahsa aktardıkları iddiasına dayalı sorumluluk davasından ibarettir.
Ortaklar ve şirket alacaklıları doğrudan, doğruya zarara uğramaları durumunda, yönetim kurulu üyeleri aleyhine, hükmedilecek tazminatın doğrudan kendilerine verilmesi şartıyla sorumluluk davası açabilirler. Davacı şirket vekili, davalıların alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla hareket ettiğini ileri sürerek bu iddiasını ispat yönünde kanıtlarını dosyaya ibraz etmiştir. Davalılar tarafından davacı alacaklıdan mal kaçırmak iddiasıyla ödeme yapıldığı ileri sürülen V. S. isimli şahsın kim olduğu, adresi, ne işle uğraştığı davalılar tarafından ortaya konulmadığı gibi, bu şahıs ile yapılan protokolde tanınan süre dolduğu halde, adı geçene yapılan ödemenin tahsili amacıyla hiçbir girişimde de bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, tüm bu olgularla birlikte davalılardan E. Ö. aleyhine açıldığı belirtilen ceza davasının akibeti de araştırıldıktan sonra, tüm delillerin değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, noksan inceleme ve yeteriz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.02.2006 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy