(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Batman Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.06.2004 tarih ve 2002/519 - 2004/878 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Ç. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracın 30.12.2001 tarihinde meydana gelen kazada hasarlandığını ancak davalının hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek 5.262.000.000.-TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, kazanın poliçenin düzenlenmesinden önce meydana geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen 12.4.2002 tarihli tespit raporuna göre, araç parçaları üzerinde yapılan metalografik inceleme ve korozyon testleri sonucunda meydana gelen paslanma durumuna göre atmosfere açık bir ortamda muhafaza edilse dahi aracın beyan edilen 30.12.2001 tarihinden önce kaza yapmış olduğunun belirlendiği, aracın kazadan bir gün önce sigorta ettirilmesinin de aracın sigorta tarihinden önce hasarlı olduğu kanısını uyandırdığı, her ne kadar davacı tanıkları kazanın yılbaşından 1-2 gün önce olduğunu beyan etmişlerse de yapılan bilimsel inceleme nazara alındığında kazanın oluşu konusunda görgüye dayalı bilgisi bulunmayan tanık beyanlarına itibar edilmediği, dolayısıyla sigorta tarihinden önce meydana gelen zarardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi, aracın metal aksamları üzerinde yoğun pas tabakası bulunması nedeniyle şüphelenilerek yapılan araştırmada kazanın poliçe düzenlenmesinden önce Kurtalan İlçesi İstasyon yakınlarında meydana geldiğini, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu savunmuştur. Dosyanın incelenmesinde; hasar araştırma raporunda da belirtildiği gibi, 06 ZA 640 plakalı aracın Siirt İli ve ilçelerinde kazaya karıştığına dair trafik şubelerinde bir kayda rastlanmadığı, eksper raporunda belirtilen önceki tarihli kazayı, dava konusu kaza sırasında aracı kullanan sürücü Ahmet T.'ün oğlunun başka bir araçla yaptığı, buna ilişkin hazırlık evrakının tespit edildiği, kaza sonrası ihbar üzerine olay yerine giden jandarmaların aracı Batman Kozluk İlçesi Üçyol Mevkiinde ters dönmüş şekilde gördükleri, kazanın aracın ön lastiklerinden birinin patlaması sonucu meydana geldiği, olay yerinde kazaya ilişkin izler, araca ait cam ve ayna kırıkları görüldüğü, kaza yerinin 300 m. ilerisindeki cami cemaatinin duydukları gürültü üzerine olay yerine giderek yardımcı olduğu, köy korucusunun ve köylülerin olay günü Ahmet T.'ü bu aracı kullanırken gördüğü, olaydan 2 gün önce Ahmet T.'ün karakolda bu aracı satmak üzere bir astsubayla pazarlık yaptığı, cami cemaatinden bir kişi ile köy korucusunun mahkemede verdikleri ifadede olaydan sonra kaza mahalline gittiklerinde aracı yol kenarında ters dönmüş bir şekilde gördüklerini beyan ettikleri anlaşılmıştır. 12.4.2002 tarihli tespit raporunda, metalografik inceleme ve korozyon testi sonucu aracın atmosfere açık bir ortamda muhafaza edilse dahi kazanın en az 90-108 gün öncesine dayandığı belirtilmiş ise de rapor tarihi itibarıyla 30.12.2001 tarihinde meydana gelen kaza üzerinden zaten 103 gün geçtiği, keşif tarihi esas alındığında da bilirkişilerin belirttikleri zamana yakın olduğu, ayrıca raporda hava şartlarından nem durumundan bahsedilmediği görülmüştür. Mahkemece, dosyadaki tüm bu deliller dikkate alınmadan salt tespit raporunda kazanın beyan edilen 30.12.2001 tarihinden önce meydana geldiği beyanına itibar edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy