(634 S. K. m. 20) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada K. 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.02.2004 tarih ve 2002/1694-2004/97 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatife ait site sakinlerinden olan davalının 420.000.000 TL. aidat borcu ile buna ilişkin 168.000.000 TL. gecikme tazminatının tahsili için K. 3 ncü İcra Müdürlüğü'nün 2002/9162 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek, davalının borca itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, süresinde ödenmeyen aidatlardan aylık %10 gecikme cezası alınmasına ilişkin genel kurul kararının kendisine tebliğ edilmediğini, bu nedenle kooperatifçe gecikme tazminatı istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, takip konusu alacağın, KMK. nun 20 nci maddesine dayalı apartman ortak giderlerinden kaynaklanan aidat alacağı olduğu, kat malikleri kurulu kararı tebliğ edilmeden kat malikinin temerrüde düşünülemeyeceği, davacının isteminin takip tarihine kadar işlemiş 168.000.000 TL. gecikme tazminatına yönelik olduğu, işletme projesinin davalıya tebliğinin kanıtlanamadığı, ancak takip tarihinden itibaren aylık % 10 gecikme tazminatı istenebileceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK. nun 67 nci maddesi uyarınca açılmış bulunan itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın halli esas itibariyle uyuşmazlığa 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu hükümlerinin mi yoksa 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerinin mi uygulanacağı noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar mahkemece çekişme, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri nazara alınarak çözümlenmiş ise de, yapılan araştırma yeterli değildir. Mahkemece öncelikle konutun bulunduğu odada kat mülkiyetinin usulünce kurulup kurulmadığı araştırılmalı kat mülkiyetinin kurulmamış olduğu ve uyuşmazlığın 1163 sayılı Yasa hükümlerine göre çözümleneceği neticesine varıldığı takdirde de kooperatif genel kurul kararları celp edildikten sonra gerektiğinde kooperatif kayıtları da inceletilmek suretiyle ve iptali veya uygulanmasının durdurulması cihetine gidilmemiş ise genel kurul kararlarının tebliğe gerek kalmadan, genel kurula katılan ve katılmayan tüm ortaklar yönünden bağlayıcı olduğu da nazara alınarak uyuşmazlığın çözümü cihetine gidilmek gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy