(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.06.2004 tarih ve 2002/212-2004/418 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatif ortağı olduğunu ödemediği aidatların tahsili amacıyla yapılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyanla itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, üyeliği kooperatiften satın aldığını, satın aldığı Aralık 1993 tarihine kadar borçların kooperatife ait olacağının kararlaştırıldığını, bankadan aldığı konut edindirme yardımına kooperatifin 1993 yılından önceki borçları nedeniyle bankaca el konulduğunu, ödeme emrinin tebliğinden önce de ödeme yapmış olduğunu, mahsup edildiği taktirde borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizin 09.10.2000 tarih 2000/7287-7593 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar da bu kez Dairemizin 20.12.2001 tarih 2001/7255-9957 sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, kooperatif aidat alacağı nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmiş olmakla, Dairemizin 09.10.2000 tarihli bozma kararında araştırılması istenilen hususlar davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğundan, bozma ilamında değinilen tüm hususların araştırılıp, değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, ilk bilirkişi raporu kısmen bozma ilamı doğrultusunda tespitler içermekte ise de, hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporu Dairemizin 09.10.2000 tarihli bozma ilamından önce 04.02.1999 tarihli bilirkişi raporunun tekrarı mahiyetinde olup, bozma ilamında yapılması istenen araştırmayı içermediği gibi, B.K.nun 84. maddesinin tatbikine yönelik davalı yararına bozma ilamı ile oluşan usulü kazanılmış hakta ihlal edilmiştir.
O halde mahkemece Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda özellikle, davacı kooperatif yönetim kurulunun 22.02.1993 tarihli kararı, davalının davacı kooperatife başvurusuna ilişkin 08.11.1993 tarihli dilekçesi ve kooperatif yönetim kurulunun 31.12.1993 tarihli kararları üzerinde durularak, davalının hangi şartlarla üye olduğu bir başka deyişle sorumluluğunun sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı ve bilhassa uyuşmazlığın düğümlendiği banka kredi borcu konusunda davalının sorumluluğu ve mahsubu gereken ödemesinin bulunup bulunmadığının kooperatif kayıtları üzerinde araştırılması gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy