(1086 S. K. m. 432/6)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 04.07.2002 tarih ve 2002/507-2002/737 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile Çukurova Grubuna dahil firmalar arasında imzalanan 29.02.1996 tarihli protokol uyarınca bu firmaların kredi borçlarının ve faizlerinin tasfiyesinin kararlaştırıldığını, daha sonra davalılar Nergis Tekstil A.Ş. ile Yeşim Tekstil A.Ş.nin 30.06.1996 tarihli taahhütname ile diğer davalıların yanında müvekkiline karşı müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduklarını kabul ve beyan ettiklerini, buna rağmen kredi borçlarını ödemediklerini, daha sonra müvekkili kayıtlarında olmamasına rağmen Çukurova Grubuna dahil firmalara kullandırılan krediler nedeniyle ödenecek olan kredi borçlarının Yapı Kredi Bankası ve Pamukbank A.Ş.nin Merkez ve bilumum şubelerinde Nergis İnş. A.Ş., Çağlayan Tekstil A.Ş. ve Güçlü Demir A.Ş. lehine açılmış krediler ile kullandırılan harici garantilerden dolayı doğmuş ve doğacak borçlarının tahsilinde mahsup edilmek suretiyle müvekkilince adı geçen bankalara temlik edildiğinin öğrenildiğini, temlik sözleşmelerinin muvazaalı yapıldığını, bu bankalara kredi borcu olan firmalar tarafından haksız ödemeler yapıldığını, bu itibarla kredi borçlularının ve Nergis Tekstil A.Ş. ile Yeşim Tekstil A.Ş.nin lehine sebepsiz zenginleşme olduğunu, müvekkili bankanın halen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun denetimi altında bulunduğunu ileri sürerek, 21.847.047, 47 USD.nin haksız ödeme tarihi 1.4.1999 tarihinden itibaren yıllık %30 USD. faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, temlikte muvazaa iddiasının yerinde olmadığını, davacının taraf olduğu temlik sözleşmelerine göre yapılan ödemelerin geçerli olması nedeniyle sebepsiz zenginleşmeden söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemenin 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 4672 sayılı yasa ile değişik 8/d. madde hükmü gereğince mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine ilişkin kararı Dairemizce bu kanunun yürürlüğünden önce açılan davalardan önce uygulanamayacağı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda benimsenen bilirkişi raporuna göre, huzurdaki davanın borçlu davalı şirketlerin temliknameler nedeniyle davacı banka aleyhine haksız olarak zenginleşmeleri iddiasına dayalı istirdat davası olduğu, oysa Çukurova gurubuna dahil bu borçlu şirketlerin sebepsiz olarak zenginleşip zenginleşmediklerinin açtıkları menfi tespit davalarının sonucunda belli olacağı gerekçesiyle menfi tespit davaları kesinleştikten sonra dava açmak hakkı saklı kalmak kaydıyla unsurları oluşmadan açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, TMSF yönetimindeki bankanın kredi ve munzam zarar alacağı isteğine ilişkin olup, mahkemece davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. HUMK.nun 432/6. maddesine göre vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Davada haksız çıkan taraftan diğer yargılama giderleri gibi vekalet ücretinin de tahsil edilerek karşı tarafa verilmesi gerekir. Müteselsil sorumlular aleyhine açılan dava reddedildiği halde, ret sebebi ortak olduğundan davalılar vekili lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda olumla yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin ayrı ayrı temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 07.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy