(1086 S. K. m. 431) (6762 S. K. m. 435)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.07.2002 tarih ve 2002/644 - Bila sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve müdahiller vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı şirketin T grubu şirketlerle birlikte kurulduğunu, şirketin dört kişilik yönetim kurulunda 2 aday gösterme hakkına sahip olduğunu, şu anki Genel Müdür'ün T Grubu tarafından atandığını, şirketin hesaplarının yönetiminin de T Grubu hissedarları tarafından icra edildiğini, ancak T grubu şirketlerin hukuka aykırı işlemleri neticesinde şirketin fiilen işlevsiz ve yönetimsiz kalması nedeniyle organsız olan şirketin hak ve menfaatlerinin korunması, şirketin işlerlik kazanması için TTK.nun 435/2 nci madde uyarınca davalı şirkete idare ve temsile yetkili kayyım heyeti atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 09.07.2002 celse ayrıca davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
05.07.2002 dilekçe ile davaya müdahil olmak isteyen ve mahkemenin 09.07.2002 kararı ile müdahillerine karar verilen şirketler vekili, davalı şirketin T Gübre ve Kimya A.Ş. ile H Genetics Ltd. Şti. arasında akdedilen ve %50 hissesi H BV'e ait olmak üzere kurulduğunu, müvekkillerinin %50 pay sahibi olarak davaya müdahale etme haklarının olduğunu, davalı şirketin organsız kalmadığını, son 28.02.2002 genel kurul toplantısında yönetim kurulunun seçildiğini, kayyım tayinine olanak bulunmadığını, davacının finansman sağlama borcundan kurtulmak için bu davayı açtığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamından davanın münhasıran davalı şirkete kayyım tayini isteği ile açıldığı, buna ilişkin olarak yapılan yargılama esnasında 09.07.2002 tarihli oturumda kayyım heyeti tayinine karar verildiği,davacı tarafça yargılama esnasında HUMK.nun 83 vd. maddeleri gereğince ıslah yoluyla şirketin fasih ve tasfiyesinin istenilmediği, TTK.nun 435/2 nci maddesi ve MK hükümleri gereğince şirkete kayyım heyeti tayin edilmiş olmakla davadaki netice-i talep yönünden davaya devam koşullarının kalmadığı, konusuz kalan dava hakkında hüküm tesisine mahal olmadığı gerekçeleriyle, konusu kalmayan dava hakkında hüküm tesisine yer olmadığına, 09.07.2002 tarihli kararla atanan kayyım heyetinin karar kesinleşinceye kadar görevinin devamına, tarafların şirketin fesih ve tasfiyesi konusunda dava açmakta muhtariyetlerine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilleri ile müdahiller vekilince temyiz edilmiştir.
1-Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK.nun 434 ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Müdahiller vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyizine gelince, dava dilekçesinde açıkça şirketin fiilen işlevsiz ve yönetimsiz kalması nedeniyle, organsız kalan şirketin hak ve menfaatlerinin korunması, şirkete işlerlik kazandırılması amacıyla TTK.nun 435/2 nci maddesi uyarınca şirketi idare ve temsile yetkili kayyım heyeti atanmasına karar verilmesi istenilmiş olup, organ eksikliğinin tamamlanması isteminin içinde dairemizin yerleşik görüşü uyarınca ortaklığın fesih ve tasfiye istemi de vardır ( Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 21.1.1982 gün 5597 E, 151 K. ). Bu durumda, mahkemece, davacının açıkça kaleme alınmamış dahi olsa, fesih ve tasfiye isteminin değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılmış olması yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle müdahiller vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 22.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy