(6762 S. K. m. 309) (2004 S. K. m. 245) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.06.2004 tarih ve 2003/350 - 2004/260 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.D. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların dava dışı M. A.Ş.'nin kurucu üyeleri ile davalı vakfın yönetim kurulu üyeleri olduğunu, dava dışı müflis şirketten alacağını şirketin iflasıyla alamayan müvekkilinin zarara uğradığım, zararın doğmasıyla iflastan davalıların müteselsilen sorumlu bulunduklarını ileri sürerek, şirketin uğradığı zarardan şimdilik 5.000.000.000 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili ile dava dışı M. A.Ş.'ne verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... Vakfı vekili M., O. ve Ö. vekili ile B. vekili, ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesiyle, davanın aktif ve pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Diğer davalılar, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalıların şirket kurucu ortağı vakıf ile bu vakfın yönetim kurulu üyeleri oldukları, dava dışı M. A.Ş.'nin dava tarihinden önce iflas ettiği, TTK'nun 309'ncu maddesi uyarınca şirket alacaklılarının ancak şirketin kuruluşundan doğan yükümlülüklerle ilgili olarak kuruculara karşı dava açabilecekleri, şirketin kurulmasından sonra dava hakkı bulunmadığı, kaldı ki aynı maddenin 2'nci fıkrası uyarınca şirket alacaklılarının haklarının iflas idaresine geçtiği, İİK'nun 245'inci maddesi uyarınca iflas idaresince devredilmiş bir hakkın da bulunmadığı, bu durumda kuruluş sonrası şirket işleyişinden kaynaklandığı ileri sürülen zarara dayalı dava ve takip hakkının iflas idaresine ait olduğu gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy