(6762 S. K. m. 20, 58) (818 S. K. m. 19, 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.06.2004 tarih ve 2004/114-2004/432 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.02.2006 gününde davacı avukatı M. Ali Öğütçü ile davalı avukatı Fatma Erdemir gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılı başında T.C.Enerji Bakanlığı Elektrik Üretimi santrali kurmak için başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun kabulü üzerine 24.09.2001 tarihinde otoprodüktör statüsünde Üretim Tesisi Kurulması, İşletilmesi ve Enerji Fazlasının Satışına İzin Verilmesine ilişkin özel hukuk sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin santrali kurup çalışır vaziyete getirdikten sonra prosedür gereği ulusal sisteme bağlanmak ve fazla enerjisini müşterilerine satabilmek için davalıya başvurduğunda davalı TEİAŞ.'ın sahada mevcut trafoda yer olmadığını, bu sebeple daha önceki anlaşmalarda yer almasa bile, müvekkilinin yeni bir trafo ve tesislerini yapmaması halinde, önceki anlaşmalara aykırı olarak enerji santralini sisteme bağlamayacağını bildirmesi üzerine, ticari konumu, kredibilitesi ve kredi ödemeleri sarsılan müvekkilinin çaresiz kalarak, davalıya bir taahhütname vererek trafo yapmayı taahhüt ettiğini, taahhütnameyi alan ve trafoda bağlantıya yer yok diyen davalı tarafın tesisi geçici olarak sisteme bağladığı, verilen taahhütnameden sonra yasa değişikliği olduğu ve 4628 sayılı Yasa'nın trafo yapımı işini iletim tesisi olarak nitelendirdiği ve iletim tesislerinin kurulmasını ve işletilmesini TEİAŞ.'ın tahsiline bıraktığı, bu nedenle müvekkilinin yasaya aykırı olarak trafo yapamayacağını, yapılsa dahi müvekkiline verilen taahhütname ile tanınan hakların yasa gereği yerine getirilmesinin imkansız olduğu, davalı tarafa durumun izah edilmesine rağmen, davalının müvekkili elektriğini kestiği, oysa davalının enerji santrali bulunan diğer formalardan trafo yapılmasını istemediği, bu durumun anılan firmalara karşı fazla yatırım yapmak zorunda kalması nedeniyle haksız rekabet yaratacağını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya vermiş olduğu 14.11.2001 tarihli taahhütnamesinin hukuka aykırılık, Yasa ve Yönetmelikler karşısında uygulamasının imkansızlığı, haksız rekabete konu olması, gabin nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gabinin unsurlarının oluşmadığını, davalının gabin nedeniyle iptalini istedikleri taahhütnamenin tarihinin 14.11.2001 olup, Kanunun öngördüğü bir yıllık sürenin geçtiğini, müvekkilinin piyasada faaliyet gösteren herkese eşit davranmakta olduğunu, 4628 sayılı Yasa'nın iletim tesislerinin üçüncü kişiler tarafından yapılmasına ve işletme ve bakımı karşılığında müvekkili şirkete devretmesine engel bir hüküm bulunmadığını, davacının taahhütnamede bulunurken basiretli bir tacir gibi davranmak sorumluluğunun bulunduğunu, davacının 14.11.2001 tarihli taahhütnamesiyle yetinmeyerek aynı koşullarda ikinci kez taahhütte bulunduğunu, davacının gerçek dışı iddialarda bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara nazaran, dava konusu olayda davacının ürettiği ve kendi ihtiyacından fazla olan elektrik enerjisini ulusal sisteme bağlamak suretiyle satıp kar elde etmek amacıyla 24.09.2001 ve 04.12.2001 tarihli sözleşmeleri imzalayıp, 14.11.2001 tarihli taahhütname ile bu bağlantının fiziki ve teknik gereksinmelerinden olan trafo yapımı ve ekipmanlarının donatımını üstlendiği, ortada bir tarafın zor durumunun sömürülmesinin değil kar amacını güden ticari bir sözleşmenin taraflarına yüklediği edimlerin söz konusu olduğunu, ticari yaşamın ana esaslarından olan akit serbestisi içinde davalının davacıdan sisteme bağlanmasının ön koşulu olarak trafo yapılmasını istemesinde ve davacının bu koşula rağmen kar elde edeceğini hesaplayarak 04.12.2001 tarihli T.Elektrik Dağıtım A.Ş. ile Enerji Alışveriş Sözleşmesini imzalamasında ve aynı tarihli taahhütnameyi vermesinde hukuka aykırılık ve gabin bulunmadığı, kaldı ki, gabinin ileri sürülmesi bakımından BK.nun 21. maddesinde öngörülen 1 yıllık yasal sürenin de geçtiği, davacının öngörülen sürede üstlendiği trafo yapım yükümlülüğünü yerine getirmeyeceğini bildirmesi üzerine davacıya süre verildiği ve davacının 06.01.2003 tarihli ek taahhütnamesi ile yeniden taahhütte bulunduğu, trafo yapımının 4628 sayılı Yasa uyarınca bir kamu hizmeti olmadığından konunun imtiyaz sözleşmesi ile düzenlenmesine de gerek olmadığı, ortada taahhüdün geçersizliğine yol açabilecek hukuki bir nedenin mevcut bulunmadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz nedeni yapılamayacak olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 450.00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.10.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy