(818 S. K. m. 113)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.03.2003 tarih ve 2002/921-2003/265 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle HUMK.nun 2494 sayılı Kanunla değiştirilen 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, hayat standardı yüksek olan müvekkillerinin 18.05.1999 tarihinde başlayıp 23.05.1999 tarihinde son bulacak Prag seyahati için davalı hava yolları ile anılan şehre hareket ettiklerini, ancak bavullarının taşıma sırasında kaybolması nedeniyle kötü tatil geçirdiklerini, özellikle kıyafet gerektiren etkinliklere katılamadıklarını iddia ederek, 1520 USD ile herbir müvekkili için dilekçesinde belirttiği toplam 7.750.000.000 TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, manevi tazminatı isteme koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların maddi tazminat bakımından davalıyı ibra ettikleri, davacıların tatile gittikleri yerde eşyalarının kaybolması neticesi istedikleri etkinliklere katılamadığı, bu durumun ruhi bütünlüklerini sarstığı, manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davacıların davalarının kısmen kabulüne, Nusret Kayabay ve Sema Tüfekçi için 1'er milyar TL, ve Yasemin Arıkök için 750 milyon TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yolu ile davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacıların davalı firma tarafından hava yolu ile taşımaları yapılırken bagajlarının kaybolduğu, açılan iş bu maddi ve manevi tazminat davasında maddi tazminatı ödeyen davalı tarafın hukuki sorumluluğu üstlendiği, manevi tazminat istemi bakımından yargılamanın devam ettiği hususları taraflar arasında çekişmesiz olup, esasen bu yönler dosya kapsamı ile de sabittir. Davalı vekili, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra müvekkilinin dava konusu bagaj kaybıyla ilgili olarak davacılar tarafından ibra edildiğine dair, dava tarihinden sonra düzenlenmiş, davacılar vekili imzalı 17.12.1999 tarihli belge sunmuştur. Davacılar vekili, ibranın maddi tazminata ilişkin olduğunu savunmuş, mahkemece de bu savunmaya itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, anılan belgenin içeriğinin incelenmesinden ibranın, bagajın kaybı, hasar görmesi, gecikmesi veya diğer bir nedenden kaynaklanan ya da herhangi bir şekilde bu sayılanlarla ilgili bütün talepleri dolayısıyla manevi tazminat istemini de kapsadığı anlaşılmaktadır.
Alacaklı ile borçlu arasında yapılan bir sözleşme ile alacaklının hakkından vazgeçmesi, borçluyu ediminden kurtarması anlamına gelen ibra, BK.nun 113 ve devamı maddelerinde açıkça düzenlenmemiş ise de, borcu sona erdiren nedenler arasında kabul edilmektedir. O halde, ibranamenin, manevi tazminat istemini de kapsadığı, borcu sona erdiren neden olarak yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 3 ) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.01.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy