(1086 S. K. m. 429) (6762 S. K. m. 58/e)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.10.2003 tarih ve 2003/719-2003/554 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.12.2004 günde davacı avukatı I. ile davalı avukatı D. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının ürettiği kakao kremalı bisküvilerde ve bu ürünlerin ambalajlarında müvekkilinin dünyaca tanınmış "Choco Prince" ve "Prince Faurse" markalarındaki "Prince" ibaresi ile iltibas yaratacak biçimde "Prens" tescilsiz markasını kullanarak markaya tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilinin "Prince" markalarının dünyaca tanınmış markalar olduğunun tespitini, davalı eyleminin haksız rekabet olup, bunun tespitini, önlenmesini ve ayrıca ( 250.000.000.- ) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının "Prince" markalarının çok tanınmış markalar olduğunun ve davalı eyleminin bu markalara karşı haksız rekabet oluşturduğunun tespitine ve bu eylemin önlenmesine, ürün yapımında kullanılan araç ve gereçler ile reklam araçlarının imhası ve manevi tazminat istemlerinin reddine, maddi tazminat isteminin vaki feragat nedeniyle reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 06.02.2001 gün ve 2000/9741 Esas 2001/888 Karar sayılı ilamıyla davacı yararına manevi tazminat isteminin kabulünün gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada verilen görevsizlik kararının davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemiz'in 21.12.2001 gün ve 2001/7331 Esas 10064 Karar sayılı ilamıyla, bozma kararına uyma hususunda karar verme yetkisinin görevli ihtisas mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmuş, görevsizlik kararı ile dosya kendisine gelen İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak, kesinleşen karar nedeniyle, kesinleşen hükümlerin aynen infazına, bu konularda yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davacının manevi tazminat isteminin aynen kabulü ile ( 250.000.000.- ) TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, uyulmasına karar verilen Dairemizin 06.02.2001 gün ve 2000/9741 Esas, 2001/888 Karar sayılı ilamında, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacı yararına talep gibi manevi tazminat takdirinin gerektiği vurgulanarak bozulmuş, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş ise de, kararın manevi tazminata ilişkin bölümü dışında kalan sair kısımlarının açıkça onandığı da belirtilmemiştir. Bu durumda, bozma kapsamı dışında kalan hüküm fıkrasının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, mahkemece, yeni baştan infazı kabil hüküm fıkrası oluşturulması ve bu arada yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretinin yeniden değerlendirilmesi ve hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde Beyoğlu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce oluşturulan 07.06.2000 tarihli kararın kısmen kesinleştiğinden bahisle, kesinleşen bölümlere ilişkin olarak yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair kurulan hüküm fıkrası yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy