(1086 S. K. m. 432) (Sınai Mülkiyetin Himayesine Mahsus Milletlerarası Bir İttihat İhdas Edilmesine Dair Paris Anlaşması (Paris Sözleşmesi) Mük. m. 6-1) (556 S. KHK. m. 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08.05.2002 tarih ve 20011414 - 2003/235 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Amerika'da mukim yapı market ve inşaat malzemeleri,ev tekstil ürünleri satış ve pazarlaması konusunda faaliyet gösteren,dünyanın her tarafında tescilli meşhur ve maruf markası olan 'THE HOME DEPOT' ibareli markasını Türkiye'de de tescil ettirdiğini davalı şirket tarafından müvekkiline ait marka ile bariz iltibas yaratacak düzeyde " HOME DEPO + ŞEKİL" ibareli markanın tescili hususunda diğer davalıya tescil müracaatında bulunduğunu itirazlarının en son Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca reddedilerek, davalı markasının tesciline karar verildiğini ileri sürerek, müvekkiline ait markanın Paris Sözleşmesi çerçevesinde tanınmış marka olduğunun tespitine, tanınmış marka siciline şerh edilmesine, davalı markası ile iltibas teşkil ettiğinin tespitine, davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Başkanlığının red kararının kaldırılmasına, davalının marka sicil kaydının hükümsüzlüğüne, marka tescil belgesinin iptaline hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Y. Yapı Market Dış Ticaret Dan. A.Ş. vekili, müvekkilinin tescilinin önce ve farklı sınıflardan olduğunu, davacı markasının tanınmış olmadığını, dava konusu markalarda geçen ibarelerin sıradan ibareler olup, iltibasın söz konusu olmadığını,davacı şirketin faaliyet coğrafyasının ABD, Kanada, Arjantin ve Şili olup, her iki şirketin faaliyet konularının farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının, Türkiye'nin de taraf olduğu Paris Sözleşmesinin 1.nci mükerrer 6 ncı maddesi uyarınca markasını dayalının ülkedeki tescilinden önce çeşitli ülkelerde tescil ettirip, meşhur ve maruf hale getirdiği, bire bir aynı faaliyet kolunda olmamakla beraber, benzer konularda üretim yapan davalının basiretli işadamı özeni göstermekle yükümlü olup, davacıya ait markayı yayın organlarında bahsedildiği de dikkate alınarak bilmesi gerektiği, davanın açılış süresi ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 42/1-a maddesi dikkate alınarak davalının ayrıca kötü niyetinin kanıtlanmasının gerekmediği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile, dayalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı Yeniden inceleme ve Değerlendirme Kurulu Başkanlığı ret kararının iptaline, davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Davacı vekili, 09.09.2003 tarihli dilekçesi ile karardaki bazı kelimelerin düzeltilmesi ile birlikte, dava dilekçesinde talep edildiği gibi müvekkili markasının tanınmışlığının tespiti şeklinde hükmün düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 23.10.2003 tarihli ek karar ile karardaki bazı kelimelerin düzeltilmesine ilişkin tavzih isteminin kabulüne, esas hükmün altına şerh düşülmesine, tanınmışlığın tespiti isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Mahkeme ilamı, davalılardan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı'na 01.12.2001 günü tebliğ edilmiş ve hüküm bu davalı vekili tarafından HUMK. nun 432 nci maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 22.01.2004 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.03.1990 gün ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK.nun 432/4 ncü maddesi uyarınca mümeyyiz vekilinin, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalılardan Y. Market Dış Ticaret A.Ş. vekilinin temyizine gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, bu davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir;
3- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; gerekçeli karardaki kelime yanlışlıkları mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunmakla olup; dava, tanınmış marka olduğunun tespiti, ret kararının iptali ve davalı şirket markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkiline ait markanın Paris sözleşmesi çerçevesinde tanımmış marka olduğunun tespitini talep etmiş olup, mahkemece, kararın gerekçe kısmında bu istem değerlendirilmesine rağmen, hüküm kısmında bu hususta olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan Y. Market Dış Ticaret A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davalı Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı ve Y. A.Ş.'den başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy