(1163 S. K. m. 23) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.03.2000 tarih ve 1999/48-2004/107 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraflar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen günde davacılar avukatı Oğuz Büyüktanır ile davalı avukatı Suna İleri gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl ve birleştirilen davalarda, müvekkillerinin ortağı bulunduğu davalı kooperatifçe düzenlenen usulsüz kur'a sonucu müvekkillerine konut tahsis edilmediğini ileri sürerek, kur'a çekiminin iptalini, müvekkillerine daire tahsisini, bu mümkün olmazsa fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik (150.000) DM ve (200.000) DM tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, kooperatif kayıtlarına ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, kur'a çekimine ilişkin genel kurul kararının kesinleştiği, kur'a dışı bırakılan (5) konuttan dördünün sonradan dağıtıldığı, kalan bir daire hakkında bir başka davada ihtiyati tedbir kararı verildiğinden davacıların tazminat isteyebilecekleri, bunun da dava tarihine göre normal ortağın sağladığı yarar ile davacıların uyarlanmış (eskale edilmiş) ödemeleri arasındaki orantı kurularak davacıların yoksun kaldığı yarara her bir davacının uyarlanmış ödemelerinin eklenmesiyle bulunan zarardan ibaret olduğu, ödemeler TL. üzerinden yapıldığından DM insinden talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle asıl davanın (32.581.706.982) TL. birleştirilen davanın (44.013.129.344) TL. üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Asıl ve birleştirilen davalarda davacılara daire tahsisine olanak bulunmaması halinde asıl dava davacısı Füsun Dinç için (150.000) DM, birleştirilen dava davacısı için (200.000) DM.nin ödeme tarihindeki kur karşılıklarının davalı kooperatiften tahsili talep edilmiştir.
Bilirkişiler kurulunun 10.10.2002 tarihli raporunda yabancı para üzerinden tazminat istenemeyeceği isabetle saptandıktan sonra davacıların tazminat alacakları sırası ile (32.092.269.850) TL. ve (40.569.360.282) TL. olarak hesaplanmıştır. Bunun üzerine sadece birleştirilen dava davacısına ilişkin tazminat hesabına itirazda bulunan davacılar vekilince verilen 15.11.2002 havale tarihli ıslah dilekçesiyle dava tarihindeki 1 DMR193.350 TL. kur üzerinden bilirkişi raporunda hesaplanan (32.092.269.850) TL.nin (168.511) DM.ye tekabül ettiği, aradaki fark oluşturan (18.511) DM karşılığı (3.579.206.000) TL. kadar dava değeri artırılarak ıslah edildiği bildirilmiştir. Bu dilekçe her iki davacı adına verilmiş olsa da, somut veri ve rakamlara bakıldığında sadece asıl dava davacısı Füsun Dinç'in tazminat talebine ilişkin olduğu ve onunla ilgili ek tazminat ıslahında bulunularak harcın yatırıldığı anlaşılmaktadır. Durum böyle iken, birleştirilen dava davacısı Kemal Öztürk için istenilen (200.000) DM'nin TL. karşılığının ne olduğu araştırılmadan, ek raporla belirlenen (44.013.129.344) TL.nin dava dilekçesindeki talepten az veya çok olduğu belirlenmeden, eğer fazla ise bu davacı yönünden ıslah işleminde bulunulmadığı gözetilmeksizin (44.013.129.344) TL. tazminata hükmedilmesinin HUMK.nun 74 ncü maddesine aykırı olacağının dikkate alınmaması doğru olmadığı gibi, dava dilekçelerinde yabancı para üzerinden istenilen tazminat miktarlarına esas alınmak gereken kur ve toplam TL. tutarları belirlenmeden davanın kısmen kabulü biçiminde hüküm oluşturulması ve buna bağlı olarak yargılama giderlerinin taraflara bölüştürülmesi ve davalı yararına vekalet ücreti tayini de doğru görülmemiş, kararın değinilen yönlerden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; Terditli açılan davada kur'a çekiminin iptali ve konut tahsisi istemlerinin ret nedenlerinin gerekçeli kararda tartışılması nedeniyle ayrıca reddi yönünde hüküm kurulmamasında bir isabetsizlik bulunmasa da, davalı kooperatif vekilinin 06.02.2004 tarihli dilekçesinde tazminatın hesaplanmasında temel veri oluşturan bağımsız bölümün dava tarihindeki rayiç değeri, esas alınan katsayının müteahhitlik karne katsayısına dayandırılarak Dairemizin tazminat hesap ilkesinden ayrıldığı ve diğer ciddi itirazlar üzerinde durulmaması, itirazları karşılayıcı ve temyiz denetimine elverişli bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulması doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle kararın davacılar, 2 nolu bentteki nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yek diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 17.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy