(1086 S. K. m. 23, 190, 196, 224)
Dava: Taraflar arasında görülen davada çorlu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.09.2004 tarih ve 2004/213 - 2004/39 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı H. ve diğer davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların araçlarının kaza yapması sonucu müvekkilinin kızının öldüğünü, açılan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasının sonuçlandığını ileri sürerek, saklı tutulan 3.171.461.641.-TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Karayolları Genel müdürlüğü vekili, yetki ve görev itirazında bulunarak, davanın süresinde açılmadığını, müvekkilinin sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, tazminat isteminin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalılar aleyhine aynı olay nedeniyle açmış olduğu destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasının kabul edildiği, kararın kesinleştiği, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, ek dava olarak bu davanın açıldığı, asıl davada alınan bilirkişi raporunun yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 3.171.461.641.-TL'nın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı H. ile diğer davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kamu idare ve kurumlarına ait motorlu taşıtların kamu hizmetlerinin yerine getirilmesi sırasında veya görevle ilgili seyirleri halinde karayolları üzerindeki hal ve hareketlerinden dolayı 2918 sayılı KTK hükümlerine tabi olmalarına, bu nedenle uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine tabi bulunmasına göre davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin göreve yönelik temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili, süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde yetki itirazında da bulunmuştur. Yetki itirazı ilk itirazlardan olup, "hadise" prosedürü içinde incelenir. Yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden HUMK'nun 224/2'nci maddesi gereğince davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur. Aynı yasanın 190-196'ncı maddeleri uyarınca davalı gelmese dahi yetki itirazının öncelikle ve esasa girişilmeden önce incelenip, sonuçlandırılması gerekir. Anılan yasanın 225' inci maddesine göre yetki itirazının reddine karar verilmiş ise bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği zorunludur. Bu suretle mahkeme hem yetki itirazına ilişkin kararını davalıya bildirmiş hem de esasa ilişkin yargılamanın yapılacağı oturuma davalıyı davet etmiş olur. Yetki itirazı değerlendirilmeden ve sonucu oturumda bulunmayan davalıya tebliğ edilmeden mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. O halde, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin yetki itirazı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davalı H'ye dava dilekçesi babası olduğu açıklanan M'ye tebliğ edilmiştir. Ancak, temyize konu ek dava dosyası içerisinde yer alan asıl dava içeriğindeki nüfus kaydı, vekaletname ve hazırlık evrakı kapsamından anılan davalının babasının adının O. olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında dava dilekçesinin davalı H'ye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğinin kabulü mümkün değildir. O halde, dava dilekçesinin geçerli şekilde davalıya tebliği sağlanmadan ve taraf teşkili yapılmadan yazılı olduğu şekilde bu davalı hakkında da işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
4- Bozma neden ve şekillerine göre, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili ile davalı H'nin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekilinin mahkemenin görevine ilişkin temyiz itirazının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Karayolları Genel Müdürlüğü, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı H'nin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı H. yararına BOZULMASINA, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili ile davalı H'nin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy