(1086 S. K. m. 186) (4422 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.04.2003 tarih ve 1999/95-2003/231 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.09.2003 günde davacılar avukatı Erdem M. ile müdahil avukatı Gülderen Ş. gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin Bedsa Filmcilik Turizm Gıda San. ve Tic. ltd. Şti.nin ortakları olup, halk dilinde mafya diye tabir edilen çıkar amaçlı suç örgütü olan Beşoklardan ödünç para aldıklarını, aylık %30'lara varan faiz oranları sonrasında müvekkillerinin ortağı olduğu şirketin borç batağına düştüğünü, silahlı tehdit sonucu müvekkillerinin, ortağı olduğu limited şirket hisselerini davalı Erol B.'a devretmek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, toplam 180 adet 4.500.000.000 TL. değerindeki hisselerin devrine ilişkin sözleşmenin ikrah nedeniyle iptaline, hisselerin önceki payları oranında davacılara ait olduğunun tespit ve sicilin bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı Erol B. ve arkadaşları hakkında çıkar amaçlı suç örgütü mensubu olmak ve bu örgüte yardım etmek suçlarından İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde dava açıldığı, sanıklardan Erol B.'un 4422 sayılı yasa'nın 1. maddesi gereğince cezalandırılmasına, aynı maddenin 4. fıkrası gereğince sanığa miras yolu ile kalan taşınmaz dışında kalan ve suçtan elde ettiği anlaşılan tüm mal varlığının devlete intikaline karar verildiği, Devlet Güvenlik Mahkemesi kararının kesinleştiği ve hükmün infaz edildiği, bu durumda davalı Erol'un işbu davada taraf sıfatının kalmadığı, davacı vekilinin malların intikal ettiği Maliye Hazinesi aleyhine davaya devam edilmesini istediği, ancak 4422 sayılı Yasa hükümleri gereğince müsadere edilerek Hazine adına intikal eden taşınmazlar ve mallar için HUMK. nun 186/1. maddesinin uygulanmasının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle, davalı Erol B. hakkında açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, HUMK. nun 186. madde koşulları gerçekleşmediğinden davacılar vekilinin Hazine aleyhine davaya devam edilmesine yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili, silahlı tehdit sonucu müvekkillerine ait limited şirket hisselerinin davalıya devrine dair sözleşmenin ikrah nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında, davalı aleyhinde İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde açılan davanın sonuçlanarak, sanık Erol B.'un cezalandırılmasına ve 4422 sayılı Yasa'nın 1/4.maddesi gereğince sanık Erol B.'un kendisine miras yolu ile intikal eden taşınmazlar dışında kalan ve suçtan elde ettiği anlaşılan ve hazırlık aşamasında üzerlerine tedbir konulan taşınmaz mallar ile suçtan doğan değer ve ürünler ile bunların yerine geçen ve müsaderesi gereken her türlü ürünler ve müsaderesi gereken her türlü eşyanın gelirlerinin ve suçtan doğan her türlü yararın Devlete intikaline karar verilmiştir. 23.05.2002 tarihli dilekçe ile müdahale talebinde bulunan Maliye Hazinesi vekili, dava konusu hisse senetlerinin de Devlete intikal ettiğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. Dava konusu hisse senetlerinin İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi kararıyla ve işbu davanın yargılaması sırasında Devlete intikal ettiği tarafların kabulündedir.
HUMK'nun 186.maddesi hükmü gereğince dava açıldıktan sonra iki taraftan biri müddeabihi 3. kişiyi temlik ederse, diğer tarafın seçimlik hakkı vardır. Dilerse temlik eden taraf ile olan davasından vazgeçip, müddebihi temlik alan kimseye karşı davaya devam edebileceği gibi, dilerse davanın müddeabihi 3. kişiye temlik eden taraf hakkında zarar ve ziyan davasına dönüştürebilir. Müddeabihin dava açıldıktan sonra tarafların iradesi dışında başka bir kişinin eline geçmiş olduğu bütün hallerde de, HUMK. nun 186. maddesi hükmü uygulanır. Çünkü, bu hallerde de müddeabih iradesi dışında elinden çıkmış olan tarafın, o davaya (eski hali ile) taraf sıfatı ile devam etmesine veya kendisine karşı o davaya (eski hali ile) devam edilmesine imkan yoktur.
Bu durumda mahkemece, HUMK. nun 186.maddesi hükmü gereğince davanın Maliye Hazinesi'ne yöneltilmesine dair davacılar vekilinin talebi dikkate alınarak, buna göre işlem yapılıp taraf teşkilinden sonra işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy