(1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.02.2003 tarih ve 2000/1023-2003/54 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline uluslararası emtia taşıması nakliyesi sorumluluk sözleşmesi (CMR) sigortalı emtianın taşınması sırasında davalıların maliki ve sürücüsü bulundukları araçların neden olduğu kazada taşımayı yapan aracın ve içindeki sigortalı emtianın tamamen yanarak zayi olması sonucu dava dışı taşıma sigortasınca emtia göndericisi sigorta ettirenine ödenen tazminatın bir kısmının müvekkilince bu sigortacıya ödendiğini ve o sigortacının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, 11.867.905.440 TL. nin faiziyle davalılardan rucüen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan E. Tanrıöver vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazanın meydana gelişinde ve emtianın hasarlanmasında sigortalı emtiayı taşıyan araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu, kazanın oluşunda ve emtianın hasarlanmasında davalılara ait iki araçla nedensellik (illiyet) bağının kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Trafik kaza tespit tutanağındaki kazanın oluşumuna ilişkin verilere kısmen aykırı düşen 10.06.2002 tarihli bilirkişiler kurulu raporuna yönelik olarak davacı sigortacı vekilinin 21.10.2002 tarihli dilekçesinde ileri sürülen ciddi itirazlar üzerinde durularak aynı kuruldan ek rapor alınması veya oluşturulacak yeni uzman bilirkişiler kurulundan rapor alınarak oluşacak sonuca göre zincirleme kazadaki kusurluluk durumu ve kusur ile davacıya CMR sigortalı yükün zıyaı arasında nedensellik bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesinde zorunluluk görüldüğünden, davacı taraf itirazları karşılanmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna dayalı verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy