(7201 S. K. m. 10, 21, 35)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.10.2003 tarih ve 2002/1063-2003/1067 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.12.2004 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden ihraç edildiğini, müvekkilince ödenen aidatların iade edilmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının kısmen itiraz ettiğini ileri sürerek, kısmi itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf yanıt vermemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin takip dosyasında ödeme emrinin tebliği üzerine 3.036.000.000 TL.lık borç aslını kabul ederek, bu miktarı 28.06.2002 tarihli makbuzla ödediği, ihtilafın faiz yönünden devam ettiği, işlemiş faiz miktarının 2.777.316.165 TL. olduğu gerekçesiyle, işlemiş faize yönelik itirazın 2.777.316.165 TL. ile sınırlı olmak üzere iptaline, 1.110.926.466 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, ihraç edilen kooperatif ortağının ödediği paranın istirdadı amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi hükmüne göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresine yapılır. Adres değişikliğinin bildirilmemesi halinde ise tebligat, aynı Yasa'nın 35. maddesine göre yapılır. Başka bir ifade ile, 7201 sayılı Yasa'nın 35. maddesine göre tebligat yapılacak adrese, aynı Yasa'nın 10 ve 21. maddelerine göre, daha önce tebligat yapılamamış olması gerekmektedir.
Dava konusu olayda ise, dava dilekçesinde gösterilen adrese duruşma gününün bildirilmesi için çıkarılan tebligat, mahkemeye iade edilmiştir. Bu adres, davalı kooperatifin ticaret sicilinde kayıtlı son adresi değildir. Bunun üzerine, 10.12.2002 tarihli oturumda davacı vekilinin talebi üzerine, davalı kooperatifin ticaret sicilinde kayıtlı son adresine, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre duruşma günü tebliğ edilmeye çalışılmıştır. Davalı kooperatifin ticaret sicilinde kayıtlı son adresine, 7201 sayılı Yasa'nın 10 ve devam eden maddelerine göre usulünce duruşma günü tebliğ edilmeden, aynı yasa'nın 35. maddesine göre duruşma günü tebliğ edilmesi usulsüz olup, taraf teşkili sağlanmamış olmaktadır. Mahkemece, davalıya dava dilekçesi usulünce tebliğ edilerek, davalı tarafa savunma hakkı verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflar duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 21.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy