(2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 17) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Elazığ Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.11.2003 tarih ve 2003/92-585 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin ortaklıktan istifa etmesine rağmen, ödediği aidat toplamının iade edilmediğini, tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini iddia ederek, itirazın iptaline, takibin devamına %40 oranında inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aynı mahiyette icra takibinde bulunduğunu, yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu, talebin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, davacının, davalı kooperatiften üyeliğinden istifa ettiği, ödediği aidatların mahkemenin 2000/177 esas sayılı dosyasında 1.788.000.000 TL. olarak hesaplandığı, muacceliyet tarihinin 01.02.2000 tarihi bulunduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağa 01.02.2000 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, %40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif üyeliğinden istifa nedeniyle ödenen aidat alacağının tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, asıl alacağa 01.02.2000 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması suretiyle itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiştir. Ancak, gerek 1163 sayılı Yasa'nın 17 nci, gerekse yapı kooperatifleri tip anasözleşmesinin 15 nci maddeleri hükümleri uyarınca, kooperatiften ayrılan ortağın hakları, ortaklıktan çıktığı veya çıkarıldığı yılın bilançosu çerçevesinde iade edilir. Hakların ödenmesi ise, bu bilançonun kesinleşmesinden, yani bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren bir ay içinde mümkündür. O halde, davacının 15.06.1999 tarihinde istifa ettiği, ayrıldığı yılın bilançosunun 26.03.2000 tarihinde yapılan genel kurulda kabul edilerek kesinleştiği, alacağının bir ay içinde ödenmediği, 27.04.2000 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğünün kabulü ile temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekirken, anılan husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bahse konu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK. nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1 nci paragrafındaki ...1.2.2000... ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine ...27.04.2000... ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy