(6762 S. K. m. 185, 195, 197) (818 S. K. m. 535, 536)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kargı Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.12.2003 tarih ve 2003/60-2003/114 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar, kendileri ve davalı arasında kurulan H Tesisleri Koll.Şti.nden, davalının ihraç edildiğini ve alınan kararın kesinleştiğini, ortaklık kendi aralarında devam ederken şirketin feshine ilişkin karar aldıklarını ileri sürerek, şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı, şirketin feshini istemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacıların ortaklar kurulu olarak aldıkları karar ve TTK.nun 185/4 nci maddesi hükmü gereğince anılan kolektif şirketin feshi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile şirketin feshine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava kolektif şirketin feshi istemine ilişkindir.
Davacı ortaklar, daha önce şirketten TTK.nun 197 nci maddesi hükmüne dayalı olarak ihraç ettikleri üçüncü ortak Yılmaz E'i davalı göstererek şirketin feshine karar verilmesini mahkemeden istemişlerdir. Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davalı olarak gösterilen üçüncü ortak Yılmaz, alınan fesih kararından iki yıl önce TTK.nun 197 nci maddesi hükmüne dayalı olarak ihraç edildiği ve bu ihraç kararına karşı bir dava açılmadığı ortadadır. Dava dilekçesinde bu husus belirtildiği, mahkemece de kabul edildiği halde ihracı kesinleştiği kabul edilen ortağa karşı açılan fesih davası dinlenerek, hakkında karar verilmiştir.
Kolektif şirketin fesih halleri TTK.nun 185, 195 nci ve BK.nun 535 ve 536 ncı maddelerinde düzenlenmiş olup, anılan bu hükümlerde hangi hallerde ve kime karşı dava açılarak mahkemeden şirket feshinin istenilebileceği belirtilmiştir.
O halde, mahkemece davalı olarak gösterilen ortağın şirketten ihraç edildiği iddia edildiği halde davalı olarak gösterildiğine göre, öncelikle davalının şirket ortağı olup olmadığı açıklığa kavuşturulmak, sonuca göre bir karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy