(4721 S. K. m. 2) (6762 S. K. m. 513)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Afyon Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.10.2003 tarih ve 2002/132 - 2003/595 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı limited şirketin %20 oranında pay sahibi ortağı olduğunu, şirket ortaklar kurulunun 28.01.2002 tarihinde müvekkili haricinde toplanarak, şirket sermayesini anasözleşmenin 6 ncı maddesinin tadili ile 900.000.000.000.-TL.sına çıkarılmasına karar verdiğini, bu şekilde şirketin aktifinde kayıtlı olup yeniden değerlendirmeye tabi olan gayrimenkul ve demirbaşlarla ilgili yeniden değerlendirme sonucu oluşan meblağın, sermayeye ilave edilip, bu miktarda bedelsiz hisse verilmeksizin nakit sermaye artışına gidilerek, müvekkilinin hissesinin %02.88 oranına düşürülmesinin, müvekkilinin izni olmaksızın kar payının sermayeye ilavesinin ve rüçhan hakkının kullandırılmamasının afaki iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını,ileri sürerek, 28.02.2002 tarih ve 20 nolu ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ortaklar kurulu kararının anasözleşme ve yasa kurallarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının hissedar olduğu şirketin genel kurulunda şirketin her türlü demirbaş, donanım ve sermaye yapısının yeterli olduğu, yeni bir yatırım gerekmediği halde, yeniden değerlendirme fonu da dahil edilmeksizin esas sermayenin 13.000.000.000.-TL.den 900.000.000.000.-TL.sına çıkarılması kararının çoğunluk çıkarlarını gözetmekle, azınlığın payının küçültmek amacı güdülmek suretiyle obİektif iyiniyet kurallarına aykırı düştüğü, ayrıca, genel kurulun kar payı üzerinde tasarrufta bulunabilmesinin her bir pay sahibinin oluruna bağlı olduğu, bu şekilde anasözleşmenin 14 ncü maddesine aykırı karar alındığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirkette sermaye artırımına ilişkin ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın şirketin ekonomik yapısının yeterli olduğu, kararın azınlığın payının küçültmek amacı gütmesi nedeniyle MK.nun 2 nci maddesine ve anasözleşmenin 14 ncü maddesine aykırı olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlke olarak esas sermayenin artırılması kararları özel düzenlemeye bağlanmış bir esas sözleşme değişikliğidir. Bu açıdan bakıldığında esas sermayenin artırılması kararlarının T.T.K.nun 513/1 nci maddesindeki 2/3 oy çoğunluğu ile değiştirilebileceği düşünülebilir ise de, uygulanacak nisap konusunda, şirket ana sözleşmesinin ve şirketin tescil tarihinin de nazara alınmak suretiyle bir belirleme gerekmektedir.
Somut olayda, davalı şirket 16.10.1989 tarihinde ticaret siciline tescil edilmiş olup, anasözleşmesinin 17 nci maddesine göre, anasözleşme değişikliğinin TTK.nun 513 ncü maddesi hükmüne göre yapılacağı düzenlendiğinden, bu durumda uyuşmazlıkta alınan maddenin uygulanması gerekmektedir.
T.T.K.nun 513 ncü maddesi 27.06.1995 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmiş olup, değişiklikten önce sermayenin artırılması kararlarının ittifakla alınması gerektiği özel olarak düzenlenmiş iken, değişiklikten sonra özel düzenleme kaldırılarak ana sözleşme değişikliği için 2/3 oy oranının gerçekleşmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Yasada yapılan bu değişiklik ile şirket ana sözleşmesinin de kendiliğinden değişeceği anlamı çıkarılamaz. Bu konuda şirketin ayrı bir karar ile anasözleşme değişikliği için anasözleşmede öngörülen toplantı ve karar nisabının değiştirilmesine ilişkin karar alması gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Bu durumda ortakların iradesinin davalı şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan T.T.K.nun 513 ncü maddesinde öngörülen toplantı ve karar nisabının yani, eski metindeki nisapların uygulanması gerektiği yönünde bulunduğunun kabulü gerekir. İptali istenilen 28.02.2002 tarihli ortaklar kurulunda alınan esas sermaye artırımına ilişkin kararın toplantı ve karar nisabı T.T.K.nun 513 ncü maddesinin eski metnindeki oranlara uygun olmadığından bu gerekçe ile de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değil ise de, mahkeme kararının sonuç bölümü yukarıda açıklanan gerekçeler ile doğru bulunduğundan, onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy