(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 224/II, 225)
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.11.2003 tarih ve 2003/301-2003/1261 sayılı karar Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan F. Dölçek ve Ö. Dölçek vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekilinin TTK. nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraflar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar davalılar F. Dölçek ve Ö. Dölçek tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan, sigortacının sigortalısına ödediği bedelin zarara sebebiyet veren üçüncü şahıs, aracın maliki ve aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından halefiyet yoluyla rücuan tahsiline ilişkindir.
1 -Yetki itirazı ilk itirazlardan olup, "hadise" prosedürü içinde incelenir. Buna göre, yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur. (HUMK. m. 224/II) Mahkeme, dayalı gelmese dahi yetki itirazını öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip, sonuçlandırır. (HUMK. m. 190-196) Yetki itirazının reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekir. (HUMK. m. 225) Bu suretle mahkeme hem yetki itirazına ilişkin kararını davalıya bildirmiş hem de esasa ilişkin yargılamanın yapılacağı oturuma davalıyı davet etmiş olur.
Somut olayda, yetki itirazının reddine ilişkin kararın oturumda bulunmayan davalılara tebliğ edilmeksizin, mahkemece yargılama a devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmiş olması savunma hakkını kısıtlayıcı ve hükmün sonucuna kili olabilecek nitelikte bir usul hatasıdır. (YHGK. 30.04.1997 gün, E.1996/2-990, K.1997/362.) Mahkemece, bu usul hükmüne uyulmaksızın işin esasına girilmesi ve yazılı olduğu şekilde karar tesisi doğru görülmemiştir.
2 -Bozma sebep ve şekline göre de mümeyyiz davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy