(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Turgutlu Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 07.10.2003 tarih ve 1999/167-2003/339 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı İ Bankası Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada hesabının bulunduğu, 21.12.1990-26.06.1997 tarihleri arasında bu bankayla çalıştığını, hesabın aktif bir hesap olduğunu, en son 04.05.1994 tarihinde para çekildiğini, 20.07.1997 tarihinde başvurduğunda anılan hesaptan başka şahıslara ödeme yapıldığını öğrendiğini iddia ederek, 2.500.000.000 TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uzun süreden sonra dava açmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankadaki hesabından 34 defa para çekildiği, bundan 9 adedinin davacıya, diğerlerinin ise başkalarına ödendiği, bu konuda davacı tarafından talimat veya yetki verilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı İ Bankası Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
Dava, yetki verilmediği halde banka hesabındaki paradan başkasına ödeme yapıldığı iddiasına dayalı, alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda davacının, davalı banka şubesinde 21.12.1990 tarihinde vadesiz alacaklı cari hesabı açtığı, anılan hesapla ilgili olarak kapatıldığı 31.12.1996 tarihine kadar 681 işlem yapıldığı, bu işlemlerden 34 adedinin para çekmeye yönelik olduğu, ödeme fişlerinin incelenmesinde 9 adet para çekme işleminin davacı tarafından, diğerlerinin ise, başkası tarafından gerçekleştirildiği, davacıya yapılan ödeme fişlerinin bazılarında hatırlı ve bankaca iyi tanınan mudilere cüzdansız ödeme yapıldığına, üçüncü kişi veya kişilere yapılan ödemelerde ise, cüzdan ibrazında ödeme yapıldığına dair kayıtların yer aldığı, hatta en son para çekme işleminin davacı tarafından 04.05.1994 tarihinde 4.000.000 TL olarak gerçekleştirildiği, hesaptaki borç ve alacak kalanının birbirine eşit olduğu tüm dosya kapsamıyla sabittir. Uyuşmazlık, davacı hesabındaki paradan başkasına yapılan ödemelerin usulüne uygun olup olmadığı, davacının bir alacağının bulunup bulunmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Mahkemece, hesaptan para çekilmesi hususunda davacı tarafından üçüncü şahıslara ve bankaya verilmiş yetki, vekaletname ve talimat bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı banka kayıtlarında, davacının, üçüncü şahsa ödeme yapılması yönünde bir talimatına veya üçüncü şahsa verilmiş bir vekaletnameye rastlanılmamıştır. Ancak, uyuşmazlık konusu hesap, hareketli bir hesaptır. Üçüncü şahısa veya şahıslara yapılan ödemeler de banka hesap cüzdanı ibrazında yapılmıştır. Ayrıca, davacı ara ara anılan hesaptan para çekmiş, başkasına yapılan ödemelerden haberdar olmuştur. Hesap cüzdanının kaybedildiği, çalındığı iddiaları da ileri sürülmemiştir. Hatta, en son para çekme işlemi de davacı tarafından 04.05.1994 tarihinde gerçekleştirilmiş, davacının başvuru yaptığını iddia ettiği 26.06.1997 tarihine kadar anılan hesapta hiçbir hareket de olmamıştır. O halde, mahkemece, somut olay etraflıca değerlendirilip, davacının, yapılan işlemleri benimseyip, benimsenmediği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy