(1163 S. K. m. 16, 17) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.05.2003 tarih ve 2001/124-2003/452 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin 1998 yılında ihraç edildiğini, döviz olarak ödemiş olduğu aidatların iadesi için başlattığı icra takibinin haksız itiraz ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40'tan az olmamak üzere icra-inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödenmiş aidatın döviz olarak istenemeyeceğini, ayrılan başka üyelere TL üzerinden ödeme yapıldığını, bilanço dönemi sonunda oluşan duruma göre masraflar düşüldükten sonra istemde bulunulabileceğini, takip tarihinden sonra bir miktar ödemede bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne, 20.000 DM alacak aslına, takip tarihinden itibaren %6.50 yasal faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan kanıtların tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, ödenen aidatın iadesi istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, yabancı para cinsinden ödenen kooperatif aidatının yabancı para cinsinden iadesinin olanaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı yabancı para olarak ödediği aidatların, yine yabancı para olarak kendisine iadesini istemiş, davalı kooperatif, aidatların yabancı para olarak tahsil edilse de kayıtlara TL olarak geçtiğini, bu nedenle iadenin de TL olarak yapılması gerektiğini savunmuş olup, mahkemece davacının yabancı para ile yaptığı ödemelere ilişkin dekontlar esas alınarak, iade edilecek paranın da yabancı para cinsinden olması gerektiği sonucuna varılmış ve yazılı şekilde karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece davacının ödediği aidatların, ister yabancı para olarak, ister TL olarak muhasebeleştirilsin, yabacı para olarak iade edilmesine ilişkin alınmış bir genel kurul kararı bulunup bulunmadığı araştırılarak, böyle bir karar varsa buna göre karar verilmesi, böyle bir genel kurul kararı yok ise savunmada belirtildiği gibi iadenin de TL üzerinden yapılmasına karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin mahsuba ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy