(818 S. K. m. 104/son) (2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.12.2003 tarih ve 2002/424 - 2003/519 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi R. Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkil kooperatifin ortağı olduğunu, önceki dönemlere ait ödenmemiş aidat borçları, gecikme faizi ve işlemiş faiz toplamı 2.669.750.000.-TL.nın tahsili için yapılan takibin, davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile ödeme tarihine kadar % 70 reeskont faizi ve aylık %15 gecikme faizi uygulanmak suretiyle takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibin usulüne uygun yapılmadığını, ödemelerinin hesaba katılmadığını, eşitlik ilkesine aykırı olarak faiz istendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamı ve davalı vekilinin kabulüne göre, aidat bedelleri, gecikme faizi toplamı olan 1.546.000.000.-TL.nin dava tarihinden yasal faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan kanıtların tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporuna davalı vekilinin itirazında, 2002 yılına ait 370.000.000.-TL ödemede bulunulduğuna ilişkin, banka adı ve havale numarası da bildirilmek suretiyle yaptığı ödeme savunması üzerinde durulmaksızın, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Mahkemece, belirlenen asıl alacak ile işlemiş faiz toplamı üzerindeki temerrüt faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmekte, BK.nun 104/son fıkrası hükmü ihlal edilmiş olup, bu maddeye aykırı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
4-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili takip talebinde, 3095 sayılı yasada öngörülmüş ticari işlerdeki temerrüt faizi olarak yıllık % 70 ve ayrıca kooperatif genel kurulunda öngörülmüş aylık %15 temerrüt faizini işlemiş ve işleyecek temerrüt faizi olarak birlikte istemiştir. Mahkeme ise, kooperatif genel kurulunda öngörülmüş aylık %15 temerrüt faizine göre hesaplama yapan bilirkişi raporunu esas alarak işlemiş temerrüt faizine; takip tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi olarak ise yasal oranda temerrüt faizine hükmetmiştir. Oysa mahkemece, temerrüt faizi olarak yalnızca kooperatif genel kurulunda öngörülmüş aylık % 15 temerrüt faizi oranında işleyecek temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmüm kurulması isabetli bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına, (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy