(1086 S. K. m. 94) (1136 S. K. m. 164)
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 3. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.11.2003 tarih ve 2003/735-1063 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu şirketin davalı G. Fuarcılık ile Amman'da yapılacak fuara katılmak için anlaştığını, müvekkilinin bu davalının yönlendirmesiyle fuara gidiş-geliş ve otel rezervleri için davalı A. Seyahat Acentelerine kredi kartıyla 1.564.640.000 TL ödediğini, buna rağmen bu davalıların talimatı ve kredi kartı bilgilerinin verilmesiyle A. Oteli tarafından kendisine ait kredi kartından 2.582.947.606 TL çekildiğini, davalı bankanın da müvekkilinin talimatı olmadan bilgisi dışında ödeme yaptığı için zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek anılan meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacı kredi kartına ödeme yapıldığından davanın konusuz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, O. Arun yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının fuar katılım bedeline ilişkin fatura borcunu kredi kartıyla ödediğini, mükerrer ödemenin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalı O. Arun hakkındaki davanın sıfat yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden de fiili ödeme yapıldığı için davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili müvekkilinin kredi kartından haksız olarak çekilen paranın faiziyle davalılardan tahsilini istemiş, mahkemece pasif husumet ehliyeti olan davalılar yönünden fiili ödeme yapıldığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Yargılama sırasında davacı vekili dava açıldıktan sonra dava konusu meblağın müvekkiline iade edildiğini belirterek davalılar dava açılmasına sebebiyet verdiklerinden müvekkili lehine faiz,mahkeme masrafları ve vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece davacı vekilinin bu iddiaları üzerinde durulmadan, HUMK'nun 94/2.maddesindeki şartların gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılmadan, dava konusu paranın hangi tarihte davacı hesabına yatırıldığı, davalıların dava açılmasına sebebiyet verip vermedikleri araştırılmadan eksik incelemeye dayalı olarak davacının yaptığı masrafların üzerinde bırakılmasına ilişkin hüküm kurulması, faiz ve vekalet ücreti istemi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
3- Davalı O. Arun hakkındaki dava husumet yönünden reddedilmiş, 258 milyon lira nispi vekalet ücretinin davalılar yararına davacıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte olan 4.12.2003 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. maddesinde, husumet nedeniyle davanın reddinde davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin 2. kısmının 2. bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere 3. kısmında yazılı vekalet ücretine hükmolunacağı belirtildiğinden, anılan madde hükmüne aykırı olacak şekilde davacı aleyhine fazla vekalet ücreti ne hükme dilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy