(6762 S. K. m. 1300)
Taraflar arasında görülen davada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.11.2003 tarih ve 200/610 - 2003/952 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi dayalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı iş yerinin 17 Ağustos 1999 depreminden dolayı büyük hasar gördüğünü, camlarının kırıldığını, içindeki malların bir kısmının çalındığını, 45 gün kapalı kaldığını, bir ay boşuna kira ödendiğini, davalının talep edilen miktarı ödemediğini ileri sürerek 2.607.483.570 TL' nin reeskont oranında faiziyle birlikte dayalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, deprem sonucu kırılan camdan girilmek suretiyle yağmalama şeklinde yapılmış hırsızlığın,kira bedelinin, kazanç kaybının ve deprem nedeniyle cam kırılmasının teminat kapsamı dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davacıya ait işyerinin dayalı şirkete işyeri paket sigorta poliçesiyle sigortalandığı, deprem nedeniyle camlarının kırıldığı,camların kırılmasından dolayı 1.881.483.570 TL değerinde malın çalındığı, dayalı cevap dilekçesinde bu miktar malın çalındığını kabul ederek savunma yaptığından mal çalınması hususunun ihtilafsız olduğu, kira bedelinin poliçe genel şartlarının 40. sayfasının G bendi uyarınca teminat kapsamında olduğu, genel şartların 41. sayfasında iş durması tazminatından bahsedildiği ayrıntısına yangın sigortasının düzenlendiği kısımda yer verildiği, meydana gelen hasarın %10'u olarak iş durması tazminatı miktarının tespit edildiği, cam kırılmasının, cam kırılması klozuna göre değil genel şartların 15. ve 16. sayfalarındaki deprem ek klozuna göre teminat kapsamında bulunduğu, poliçe uyarınca tespit edilen tüm zararlardan %20 koasürans ve %5 muafiyet tenzili yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,1.632.960.000 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 5.6.2000 'den itibaren işleyecek Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont oranında faiziyle birlikte dayalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, işyeri paket sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, sigortalı iş yerinden deprem dolayısıyla 1.881.483.570 TL tutarında malın çalındığını ileri sürmüş, davalı vekili deprem nedeniyle kırılan camdan girilmek suretiyle yapılmış olan hırsızlık zararının teminat dışı olduğunu savunmuştur. Cevap dilekçesinde, çalınan mal bedeli olduğu ileri sürülen 1.881.483.570 TL'nin kabul edildiğine dair bir beyan bulunmadığı, zararın tamamının teminat dışı olduğu savunulduğu halde, mahkemece, cevap dilekçesinde bu miktar malın çalındığı kabul edilerek savunma yapıldığı, bu nedenle bu miktar malın çalındığı hususunun ihtilafsız olduğu, resmi kayıtlara göre çalınan mal bedelinin 415.240.434 TL olduğuna dair bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceği gerekçesiyle çalınan mallar yönünden 1.881.483.570 TL üzerinden hüküm kurulmuştur. Dosyadaki muhasebeci bilirkişi raporunda, davacı defterleri ve iş yerinde keşif sırasında yapılan inceleme sonucunda geçen yıldan devreden ve yıl içinde alınan malların toplamından yapılan satış toplamı düşüldüğünde 7.575.548.930 TL envanter görünmesi gerektiği halde yıl sonu (31.12.1999 tarihi) itibarıyla 7.160.302.496 TL envanter gösterildiği, aradaki 415.246.434 TL'lik farkın kayıp ya da çalıntı mal olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Mahkemece anılan raporda davacı defterlerindeki kayıtlara göre belirlenen zarar miktarı üzerinden hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle tek taraflı olarak hazırlanan kayıp ve yere dökülen mallara ilişkin listeye itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün dayalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy