(818 S. K. m. 41, 50)
Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.10.2003 tarih ve 2001/1272 - 2003/1020 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı belediyenin müteahhidinin dere ıslahı çalışmaları sırasında müvekkiline ait içme suyu şebekesine zarar verdiğini,hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının içme suyu tesislerini zamanında deplase etmemesi nedeniyle kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, müteahhit ile aralarındaki sözleşmede nezaret ve talimat verme yetkisi bulunmayan davalı belediyenin müteahhidin çalışmaları sırasında verdiği hasardan sorumlu tutulamayacağı, tarafları bağlayıcı AYKOME 'nin 4.10.1995 tarihli kararı gereğince uyarı yapılmasına rağmen tesislerini deplase etmeyen davacının hasar bedeli isteme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava tacirler arası haksız eyleme dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı belediye ile müteahhidi Ö. Burak İnşaat ve M. İnşaat Ortak Girişimi arasındaki 10.10.2000 tarihli sözleşmenin işin kontrolü başlıklı 4. maddesinde ihale makamı belediyenin sözleşme konusu işleri kendi kontrol birimi ile denetim ve gözetiminin öngörülmüş bulunması karşısında işin her evresinde yükleniciyle birlikte görev üstlenmiş olan davalının üçüncü kişi durumundaki davacıya haksız eylem sonucu verilen zarardan sorumlu olduğu gözetilmeden ihale tarafları arasındaki iç ilişkiyi düzenleyen ve üçüncü kişi yönünden bağlayıcılığı bulunmayan 10. maddeden hareketle davalı hakkındaki davanın reddi doğru görülmemiştir. Ayrıca, deplase işlemini zamanında yapmaması nedeniyle davacının zararın oluşumunda kusurlu olduğu şüphesiz ise de, deplase işleminin yapılıp yapılmadığını kontrol etmeksizin, kazı çalışmalarına başlamadan davacıyı haberdar edip önlem almasına olanak vermeyen dayalının da olayda müterafik kusurlu olduğu dikkate alınmadan yazılı gerekçelerle davanın reddi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte belirtilen nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy